HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

BİTSE DE GİTSEK

16/09/2016
  Son Kale’yi aslanlar gibi savunduk. Kime karşı mı? Yine kendi kendimize karşı. Kendi kendimize anlattık, kendimiz dinledik.
  Kendimiz dedimse yine halk yoktu. Grannos’un adını duyunca yüzüne far vurmuş tavşan gibi ürken halkımız, bırakın orada sempozyuma gidip tarih dinlemeyi, yanından geçerken üç kulhuvallah, bir elham okuyarak geçiyor.
  O nedenle servislerle, otobüslerle oraya vatandaşı taşımayı bırakın, uçak tutup paraşütle atsanız, uçağın pervanesine yapışırlar, yere inmemek için.
  Onun için bir defa sempozyum için en başta seçilen mekan çok yanlıştı. Biz şehrin ortasına Kültür Merkezini niye yaptık? Bu tür organizasyonları yapalım diye. Bu tür organizasyonları yapalım ki, vatandaş evinden çıksın salına salına gelsin, biraz ilgisini çekerse otursun, bir harf dahi öğrense fayda faydadır.
Ama Grannos gibi tepeden tırnağa elitlik akan yere halkı beklemek, kahvaltıda işkembe ve Ezo Gelin içmeye alışkın milleti, suşi yemeye davet etmek gibi bir şey.
  Neticede halktan gelenin sayısı bir elin parmağını geçmedi, geçmezde. Dinleyiciler; kamu çalışanları, belediye personeli, sivil toplum örgüt başkanları ve misafirlerin yakın eş dost akrabalarıydı.
  Oysa Kurtuluş Savaşı’nı halk vermişti. Halk canını dişine takmış, göğsünü siper etmiş, ayağındaki yırtık çarıkla, elindeki yarım ekmeğiyle koşmuştu, vatanı için, özgürlüğü için, bayrağı için. Ama halkın kahramanlığını, halkın tarihini dinlemeye halktan kimse yoktu.
  Bizim halkımız maalesef tarihe ilgi duymaz.  Onlar Muhteşem Yüzyılda Hürrem’in entrikalarıyla ilgilenir, Dirilişte Ertuğrul’un kılıç şakırtılarıyla  galeyana gelir ve dizilerin verdiği kadar bilir tarihi.  Gerisini merak etmez, alaka da göstermez.
İşte tam bu noktadan yakalamak lazım. Vatandaş madem kendisine verileni kitaptan, araştırarak değil, televizyon yoluyla direk damardan enjekte ile alıyor, o mecradan ilerlemek lazım. Kültür Merkezine kurarsın sinevizyonu, bir şirketle anlaşırsın yaparsın bir animasyon. Araya heyecan müziğini de katarsın. Patlamış mısır eşliğinde verirsin tarihin en yüksek dozunu. Vatandaşta “vay be” der. “Hem anlı, hem şanlı tarihimiz meğerse böyleymiş”
  Abbas Güçlü geldi, Ömer Özkan geldi. Hepsiyle ayrı ayrı gurur duyuyoruz, yaptıkları işten ve işlerindeki başarılarından dolayı. Amma velakin bize daha medyatik kişiler lazım. 3 Yıldır gelen bu hemşerilerimize ilgi alakada eksilme oldu. Onlara da yazık. Taa nerelerden geliyorlar, ama halkla bütünleşmek yerine kravatlı, sempozyumda uyumamak için elindeki telefonla facebook’a takılan zümreye, zaten bildiklerini anlatıp gidiyorlar. Hem onlar heyecansız, hem dinleyen, hem onlar bezgin hem orada bulunan. “Off puff…” larını sesli söylemeseler bile, yüzlerinden okunuyor “bitse de gitsek” serzenişleri. 
  Tamam, şen şakrak göbek havalı, gerdan kırmalı eğlenceler yapmayalım ama, halkı da beyinsel ve zihinsel, mevzubahis konuya zinde tutmak lazım. Halkın ortasında, halkın sevdiği ve daha da ilgi gösterdiği kişilerle, hoplamalı zıplamalı olmasa da, inceden bir divan sazıyla da olsa yerinde oturtmamak lazım. 
  Gelen profesörlere, doçentlere, konusunda uzman kişilere de hem yazık, hem de ayıp oluyor. Onları Grannos’un klimalı salonlarında ağırlamak güzelde, savaşın asıl kahramanı halkı işin içine dahil edememek bambaşka bir hüsran.
  “Grannos a profesör gelmiş bize tarihimizi anlatacakmış” denilince, “la kim gider taa.. oraya, hem ben dedemden dinledim savaşı, hem de yarasını göstere göstere anlattı, konunun asıl profesörü benim” diyen de şişkin egomuzu da es geçmeyelim hani.  
 
"BİTSE DE GİTSEK" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Böyle davete böyle bu kadar davetçi olur

Güzel yazmışsın abiciğim.Hani atasözü var "Hırsızın hiç mi su yok?" Veya yerel siyasiler alınganlık zirvesinde oldukları için tersine söyleyeyim, "Ev sahibinin hiç mi suçu yok?" Bir kere daveti dillerini ucu ile millet yazdıkları mesaj ile davet ile bu iş bitiyor mu? Haymana`nın dışından gelen insanlar 2 gün orada kalacaksa, yatacak kalacak yerleri var mı diye hiç düşünen yoktur. Dil ucu ile davet eden yerel yöneticiler düşünsün ve zaten basından ve sosyal paylaşım sitelerinden ne kadar da kalabalıkmış gördük.Ben şahsen gelen akademik insanlara karşı mahçup oldum diyebilirim.Tabi kendi kendime mahcup oldum, beni gören olmadı.Yazık Haymana ne hallere düştü.İnşallah özdemir Bey biraz daha kendine gelir ve toparlar diye ümit ediyoruz.

Hasan  
22/Eylül/2016 21:51:26
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ