Eskiden saraylarda, halkın gariban kesiminden bir oğlan çocuğu olurmuş. Kral, padişah, kraliçe falan kendi çocuklarına kızdıkları zaman ona bir şey demez, o gariban çocuğu çağırır şaap.. diye şamarı patlatırlarmış. Şehzadeye kızılıp tokadı yiyen çocuklara “şamaroğlanı” denirmiş.
Mevcut iktidarın ilk zamanlarıydı. Haymana’da elbette Türkiye’deki rüzgardan etkilenmiş ve iktidara bol tarafından oy vermişti. İktidarda; “Bu Haymana’ya ne hizmet yapalım da vicdanımız rahatlasın?” diye düşünürken. Ankara-Haymana yolunu genişletelim, hem hizmet etmiş olalım, hem de sevinsin garipler” dediler.
O zaman başlanan yol, kah istimlak ile, kah Büyükşehir’in kalburla su taşıması ile, bugüne kadar kör topal ilerledi.
Her seçimde koz olarak kullanıldı; “Bak bu seçimde şu kadar oy vermezseniz, yolunuz yarım kalır haa.. Büyükşehir’e destek olupta Melih Bey’i yarı yolda bırakırsanız, yolu rüyanızda görürsünüz” denilerek, sürekli başımıza da kaktılar.
Valla neme lazım, bu da her seferinde tuttu. Ömründe Ankara’ya belki 5 sefer gitmemiş olan yaşlı teyzeler, amcalar bile koşa koşa “Ankara-Haymana yolu yapılsın” diye verdiler oyun gözüne.
14 senelik bu macera hala devam ediyor. Neyi mi bekliyoruz? Temmuz ayını. Bu yıl inşallah yolumuza kavuşacağız. Bekleyen dervişler muradına erecek, tekkeyi bekleyen çorbayı kaşıklayacak, kısmetse. Kimsenin itirazı yok, yapılsın bir an önce. İtirazımız bu yolu hala propaganda amacı olarak kullanmalarına. Yav zaten her seçim öncesi kullandınız; “Bak yol yarım kalır haa..” yı. Bari bu sefer kullanmayın. Bari bu sefer propagandalarınızda; “Size yol yapıyoruz” demeyin. Siz bu yola başlayalı, 10 seneyi geçti, üzerinden rekor kırdığınız kaç seçim geçip gitti, birçok aile bu sürede en az 3 çocuk yaptı, kaç yaşlı meydanları doldurduğunda dimdik ayakta iken, mevta oldu. Artık bitirin, herkes rahatlasın. Ama artık “size hizmet yapıyoruz, ne mi? ahanda yol yapıyoruz” demeyin, kurban olayım. Artık bu yol uzatmaların uzatması oldu. Siz gol atana kadar da uzadıkça uzadı zaten. Bitirin artık bu maçı.
Ama biraz uyanık iktidar yolu bitirdiğinde milleti neyle korkutacak, hangi hizmetten söz edecek? Elbette bunu düşünen birileri var. Bir sonraki seçimde “Bak oy vermezseniz, yolunuz yarım kalır haa…”yı kimse yemez, millet çabuk unutur yeni şeyler isterler. O nedenle bu yol hikayesi daha çok uzar, birkaç seçim daha malzeme olur mu? Diye, insan düşünmeden edemiyoruz. Neyse Temmuz’a şunun şurasında ne kaldı canım.
Şimdi gündemde cezaevi var. Bir an önce cezaevi yapılması en büyük dileğimiz ve temenimiz. Yoksa aynı Ankara Yolu gibi olacak sonu. Temeli atılacak, sonra ödenek falan derken, seçimler gelip dayanacak kapıya, hükümet meydanlara inecek ve o hep bildiğimiz film tekrar sarmaya başlayacak; “Bak bize şu kadar oy vermezseniz, cezaevi yarım kalır haa…”
Kimse kalkıpta, Polatlı’ya yeni devlet hastanesi birkaç yılda yapılırken; “Bak eyy Polatlı, hastaneniz yarım kalır haa..” demedi. Birkaç yıl içerisinde çatıp bitirdiler. Hemde on numara oldu, insanın hasta olası geliyor. Ya da diğer ilçelere verilen sözler aynı yıl olmasa da bir kaç yıl sonra tamamlandı. Yine kimse; “Seçimlerde rekor kırmazsanız, yüzde 70,80 oy vermezseniz, zırnık alamazsınız” diye tehditvari konuşmadı.
Türkiye’nin diğer yerlerinde de, iktidarın “ne kadar ekmek o kadar köfte”sine maruz kalmadı. Açın sayfa sayfa yapılanlar ortada. Bizim günahımız neydi?
E o zaman insanın aklına şu geliyor, onlar da zaman zaman iktidara oy vermeyip ters düştükleri oldu, ama onlara kızan, hizmetini yarım bırakan ne hikmetse olmadı. Onlara kızıp, basıyorlar şamarı bize. Daha ne kadar “şamaroğlanı” olacağız?
HAFTANIN SÖZÜ: “İstikrardan patlıyoruz hamdolsun.”
HAFTANIN HABERİ: Kim diyor istihbarat çalışmıyor diye. Herhangi bir memuru sor, şak diye söyler, paralelci mi yoksa Alevi mi olduğunu.
SAYGILARIMLA