HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

ÇATI MARKA

20/06/2014
Bizim; kaplıcanın yanında, ismimizle özdeş, hatta daha ön plana çıkacak, önce İç Anadolu’nun, sonra Türkiye’nin, hatta dünyanın tanıyacağı bir ürün keşfetmemiz lazım.
Kaplıcanın da önüne çıkmalı, çünkü bazen insanlar istediği şeyi evinde tatmak, koklamak veya ihtiyacına göre kullanmak ister. Ama kaplıca için illaki buraya gelmesi lazım. “Ben bu ürünün yanına gitmem, o ürün ayağıma gelecek” diye reklam yapan Fatih TERİM, bu yaraya parmak basıyor işte.
Örneklendirmek için uzaklara da gideceğiz ama önce yakınlarımıza bakmak lazım.
Yine yeniden Beypazarı bizim rol modelimiz oluyor. Adamlar Ankara’nın zeka küpü, doğruya doğru. Zira isimleriyle özdeş o kadar ürünleri var ki, Beypazarı denince birçok şey geliyor. Misal; Beypazarı kurusu denen unlu mamül’ü Türkiye’nin her yerinde bulabilirsiniz.  Ama bu katı, çaya banmayınca azı dişlerinizin görev yerini değiştirecek kadar sert olan şeyi nerede görseniz, veya görseler insanın aklına ilk gelen “Beypazarı Kurusu”dur. Kuru değil Beypazarı Kurusu. Altını itinayla çizmek lazım. Adamlar da işi hiç sulandırmadan “kuru” daki istikrarlarını sürdürerek marka değeri kazanan bir ürünün, dolayısıyla reklamın kralını yapmışlar.
Çorum denince akla ilk gelen leblebidir. Nereye giderseniz gidin; “Çorum; Doğu Anadolu bölgesinde” diyen bile çıkabilir ama, leblebilerinin meşhur olduğunu bıngıldağı sertleşmiş herkes bilir. Onlar da kıçı “kırık” leblebilerini  allayıp, pullayıp sürerler piyasaya. Hammaddesi ne? Nohut. Bizde alabildiğine var. Ama bunu köpürterek, janjanlayarak marka yapacak girişim yok. 
Bizimle kaplıca konusunda aşık atan Afyon, kaplıcalarının yanında birçok ürünü de bonus olarak koynunda saklamadan saçmışlar ortalığa. Kazanmışlar ki paralarını alacak büyüklükte ayakkabı kutuları daha üretilmedi. Afyon kaymağı demişler. Farkı, manda sütündenmiş. Bildiğiniz “camış” yani. Bu Manda; penguen değil ki özel bir iklimde yaşasın. Her yerde fazlasıyla var. Ama Afyonlular bu bazen hakir görülen hayvanın kaymağından dünyaca meşhur ürün yapıp, sürmüşler piyasaya, patlamış gitmiş. 
Afyon demişken, aslında en az onların ki kadar, hatta yiyen yabancıların dediği gibi, onlarınkinden daha lezzetli “sucuk” olayımız var. Ama sucuktaki namımız Ankara’nın Dikmen’in den öte gidemedi bunca yıl. Sucuklu yumurta yapıp, sonrada sofradaki ekmeğe el basıp yemin etseniz “bizim sucuk daha lezzetli” diye, doğru da olsa, burun kıvırıp “illa da Afyon sucuğu” diyorlar. Bizim sucuğun, üzerindeki zarı kadar değeri kalmıyor, pazarlama konusunda güdük olunca. 
Bir de Zonguldak’ın Devrek diye küçük bir ilçesi var. Adamlar bastonla aksayla dünyaya açıldılar. Ünleri ülke sınırlarını aşalı yıllar oldu. Afrika’daki Zulu kabilesinden, İngiltere’deki Buckingham sarayına kadar bu baston girmiş. Prens Carls ile Zulu kabilesinin şefi aynı bastonla üç ayağa düşmüşler. Ülkemiz için büyük, bizim için ezik bir durum elbette. Niye biz yapamıyoruz böyle şeyler? Diye sorgulamak lazım.  
Örnekler çok, en az Bursa kadar, köftesiyle ünlü İnegöl mesela. Ya da en az Nevşehir kadar ünlü çömleğin başkenti Avanos. Biz “kabak çömlek patladı” oynadığımız yıllarda, onlar binlerce turist çekiyorlar. Biz gün geçtikçe çamura batarken, onlar hem çamura hem ekonomilerine hayat veriyorlar.
Biz ne yapıp edip bir marka ürün keşfederek, kaplıcanın yanında tüm ülkeye hatta tüm dünyaya “Haymana” ismiyle bütünleşmiş değer, hatta değerler katmamız lazım. Gerek yiyecek, gerek süs eşyası, gerek kozmetik ürünü… her ne ise, saksıyı çalıştırıp bir şeyler ortaya çıkarmamız lazım. Sonra da reklamlarla, propagandayla, festivalle ve artık ne gerekiyorsa süsleyip püsleyip sunmalıyız, insanoğlunun beğenisine. Bu belki önceden “koruk” olabilir di, ama asmalarımızın yıkılıp, suyu sıkılalı nerdeyse yarım asır oldu. Kafa kafaya vererek başka bir “çatı marka” oluşturulmalı. 
Kaplıcamız yine cebimizde joker olarak dursun. Ama onu destekleyen, hatta gerekirse onu gölgede bırakan bir stratejik jenerasyon şart. Yoksa Polatlı bazlaması dişleyerek, Ayaş domatesine talim ettiğimiz günler uzaaar gider...
SAYGILARIMLA
"ÇATI MARKA" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Haymana Bizim Haymana Hepimizin.

Haymana kaplıcada çok mu başarılı... Allahın verdiği nimetlere sahip çıkmalı, asıl olan hoşgörü , saygıyı yitirmeyip bu şekilde hareket edilmeli. örneğin doğal kaynaklarınızı bazı yatırımcılara verip onlarda bir enkaz yığını bırakırsa ve buna kimse sahip çıkmazsa daha çok kandırılır Haymana ... Sahip çıkalım Haymanamıza .Haymana bizim haymana hepimizin...

Suat  
20/Haziran/2014 16:42:02
güzel fikir
Sevgili yavuz kardeşim öncelikle hayırlı olsun Allah utandırmasın ömür boyu mutluluklar dilerim.konumuza gelince güzel bir yazı yazmışsın okuduktan sonra düşündüm ne olabilir diye ama aklıma bişey gelmedi gelenleride zaten yapmışlar,biraz höşmerim,koyun yoğurdu kafama yattı ama nereye kadar,bişey bulacağımı sanmıyorum,oysa ki beypazarında insanları kazıklayarak verdikleri her şeyi bizim haymanada daha güzel yapıyorlar,tarhanayı baklavayı erişteyi ama ne hikmetse o hiç bir özelliği olmayan Beypazarı meşhur olmuş,bir giden Bi daha gitmez oraya,şimdi buradan Haymana belediye başkanına sesleniyorum haymanaya markayı siz bulun ama bu bilinen ve hiççççç bakımı olmayan kaplıcalar ve sıcak suyumuz olmasın,
Kazım Ören  
22/Haziran/2014 03:46:42
Teşekkürler

Suat; Kpalıcada başarılı olsaydık belki de bu ikinici ürün yani "B" planına hiç ihtiyaç dahi kalmaz dı ama olmadı, yapamadık maalesef. Kazım ören; öncelikle teşekkür ederim. Darısı sizinkilerin başına. Birşeyler bulmak lazım hatta şart. Günler devamlı aleyhimize işliyor. Kaybedecek günlerimiz hatta saatlerimiz yok. Saygı ve selamlarımla.

Yavuz ÇİFÇİ  
23/Haziran/2014 04:23:11
Ah gözümüz Görseydi????

ürün keşfetmeye gerek yok mevcut olanlara sahip çıkın yeter....

Tarık  
25/Haziran/2014 19:35:50
gırışımcılık

sayın yavuz cıftcı yazınızı okuduğumda marka değerı tasıyan urunlerden zıyade uretılen yerleşim yerlerıyle ılgılı one çıkan urunlerın vurgusunu yparak kendısı marka olmaya gıden haymananın yan urunlerle desteklenerek öne cıkma fıkrıne ulaştım.bahsedılen urunler marka ve yerleşımlerınde çok özel caba gerektırmeyen ancak gırışımcılık sayesınde marka değerı olabılmış yerler.buralarda yasayan ınsanların uzun yıllardır bu urunlerle gecımlerını temın ettıklerını ekonomık kaynaklarının bu urunlerle sağldıklrı asıkar..yanı kımse orada uretılen urunu hor görmemış..kuçumsememış..tersıne değer vermış uzerıne katmış..para kazandıkça acık fıkırlı olmuş..işletmeler buyumuş..yuksek katma değerlı urunler değil..ancak satış rakamları yuksek..dolasıyla yuksek kar marjı olmasada yuksek para oranlarının dolşatığı bolgeler olmuş..ekonomının temel kuralı ola

aytekin keskin   polariskimya2001@hotmail.com
28/Haziran/2014 09:54:43
gırışımcılık

özelde ılçemıze baktığımızda yuksek katma değerlı urunler uretılebılecek ve satışı kolay olabılen yuksek cırolu ve yuksek karlı urunlere sahıbız.tarımsal urunlerdekı dengesızlık ve kıtlık kavramı temel ıhtıyaclar alanındakı gıder harcamasında önemlı yer tutmasına rağmen ınsanların daha çok ve gönulu olarak para harcadıkları alan sağlık ve guzellık konusudur..çocukluğumuzda seyran kaplıcası yada uyuz hamamı olarak bılınen bölgede kullanılan çamur bugun altından daha kıymetlıdır..yapılacak çalışmalarda (toprak sermayenın ve rantının ana kaynağıdır)bu çamur çok kıymetlı olabılır..haymamanın suyu sadece yaslı hasta ve dönemsel olarak gelen zıyaretcılere bırakakılamayacak kadar değerlıdır..gıırşımcılerın bakış açılarını turkıyeye değil dunyada para harcayacak daha ust gelır gruplarına sahıp yurtdışı pazarlarında

aytekin keskin   polariskimya2001@hotmail.com
28/Haziran/2014 10:03:04
gırışımcılık

kendısını gerıde bırakmış marka sehır ve urunlerle rsındakı farkı kapatıp tarıhsel olarak olması gerektığı yerde olabılır..bence ıhtıyacımız olan basrılı gırışımcıler..bıze hep bılmedığın ışe karışme desturu öğretılmışıt..yabancılarda ıse adam bunu nasıl yapmış durtusu ışlenmıştır..geçmış hatalarıyla eksıklıklerıyle gecmıştır..sonuçlar ortadadır yenı bır gelecek kurulacaksa açık fıkırlı..denemekten korkmayan sabırlı..farklılığı yaratan ve çalışkan ınsanlarla yapılabılır...tembellık suçtur..

aytekin keskin   polariskimya2001@hotmail.com
28/Haziran/2014 10:07:39
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ