HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

ARTNİY”ET” li PİLAV

02/05/2014
    Bu yıl kurak geçiyor ya, gelsin etli pilavların gölgesinde yağmur duaları. Yer gök dua ile…eyvallah. 
    Eee.. geçmiş yıllarda, bol bereketli senelerde neden “şükür duası” yapılmıyor. Kamyon kamyon buğdayın çıktığı yıllarda kaç köy çıktı şükür duasına?  İnsanoğlu cin gibi. Ve de nalıncı keseri gibi, hep kendine yontuyor. “400-500 kilo aldık” ların bedeli, şükür duaları, etli pilavlar nerede? O zaman “şeyy, hımm”. 
     Ama damla düşmeyince toplayıp ahaliyi haydin ziyafete, sonunda da bir dua, sonra gözler yukardaki yağsın yağmur. 
     Valla buna bir anlamda pazarlık denir. “Şu kadar büyükbaş kestik, ekstradan şu kadar da koyun kuzu, e o zaman yağmur yağmalı ellam” değil mi?
     Din bilimle kardeştir. Birbirini tamamlayıcıdır. O zaman bilimin ışığından yürümek lazım ki, hem dininiz bütün olsun, hem  karnınız tok olsun.
     O zaman yağmuru getiren en büyük faktör AĞAÇ’tır. Lamı cimi, tartışmanın o taraf bu tarafa çekilecek yönü yoktur. Aklın yolu birdir; Ağaç dikilecek, Kel Ali’nin bağına dönen kıraçlar ormanlaştırılacak. 
      Bakın köylere damla düşmezken, Haymana merkeze hemen her gün yağmur yağıyor. Kararıp moraran bulutlar, yükünü Haymana üzerine boşaltıyor ve köylere kalan; hava ile civa. İşte Haymana’daki bir avuç orman çekiyor yağmuru. Bunun hem dinsel hem de bilimsel açıklaması budur.  
      Yağmur duasına giden yüzlerce şahsiyet, ellerine birer fidan alsalar, dikseler güzelce, ardından da bir maşrapa su, emanet etseler köyün muhtarına, o da havale etse bekçiye çobana, korusa dikilen fidanı fena mı olur? Diktikten sonra ağacını, bir güzel et duanı, ardından da vur yufka ile etli pilavın gözüne, kimse bir şey demez. 
      Peygamberimizin ağaç sevgisinden bihaber, ağaca verdiği değerden muzdarip nesil, nasıl bir kolaylık anlayışıyla işi kurtarmaya bakıyorlar, anlaşılır gibi değil.
      Peygamberimiz; “Kıyamet koparken bile ağaç dikin” diyor. Biz tarlamızın içinde yetişen bir çalı görsek kıyameti koparıyoruz.
      Peygamberimiz; “Savaş zamanı kadınlara, çocuklara yaşlılara dokunmayın, sakın ağaçları kesmeyin” diyor. Biz etli pilavdan bir kaşık daha fazla yemek uğruna, savaş çıkarıyor, yaşlı, kadın, çocuk ve de ağaç tepeliyoruz.  
      Peygamberimiz; “Ağaç dikin onun meyvesinden birileri yerse sizin sadakanızdır” diyor. Biz kapıya gelen ne olduğu belirsiz kişilerin kolay kazancına omuz vererek, kendi bindiğimiz dalı kesiyor, adına “Sadaka” diyoruz.
       İlim ve bilimin ardından koşacağımıza, koşarak gelen felakete bakakalmaktır bu. Ve dini bile tam bilmeden, cin olmadan çarpmayı hedef görüyoruz.
       Hz Ali; “İlim Çin’de bile olsa, gidip alın” diyor, bizler her vakit ezan okuyan Çin malı saat alıp hem ulvi görevimizi yerine getiriyor, hem de “Ne Çin’e gidip ilim alacağım, o ilim buraya gelecek” diye şişiniyoruz.
       Yağmur duasına yayan gidin diyor peygamber, bizim ayranımız yok içmeye son model araçlarla gidiyoruz, pilav-et yemeye.
       “Çoluk çocuğu getirin, onların duası kabul olur” diyorlar, bizler çocukların en fazla istismar edildiği ülkelerin başındayız. “Su küçüğün, suç büyüğün” lafıdır bize uyan.
        Netice itibariyle, Din ile Bilimin paralelliğinde bir çalışma ve kalp saflığında bitiyor her şey. Sen ağacını dik, ormanını oluştur, tüm iyi niyetini ve Dua’nın gerçekleşmesi için şartlarını oluştur, ondan sonra dile ne dilersen. Elbette ki kabul olur. 
        Ancak biz de maksat üzüm yemekten ziyade bağcıyı eşek sudan gelinceye kadar dövmek olunca iş, ağzımız dolu dolu etli pilav yemekten dua ederken pıskırmaların ardı arkası kesilmiyor.  Niyet önemli olan, eğer niyet bozuk ise Diyet ödemekte elbette bizim boynumuzun borcu. Ödeyin diyeti ve yiyin. 
   Ne demiş Tevfik FİKRET; “
 “Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,” 
  “Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin”...
SAYGILARIMLA.
"ARTNİY”ET” li PİLAV" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Örnek

örnek: Geleceğimize güzel örnekler inşaa ediyoruz ...????? Sonumuz Hayırlı Olsun....

Kemal  
2/Mayis/2014 16:50:21
ah haymana
çok güzel bir konuya değinmişsin anlayana amma nerde insanların aklında hep şu var bugün hangi köy yağmur duasına çıkacak amaç dua etmek değil seninde dediğin gibi pilav üstü et yemek sonrada yağmur iste bulurda alırsınız....
serdar  
2/Mayis/2014 00:41:06
Tebrik Ederim Yavuz Bey Kardeşim
Konuyu çok güzel özetlemişsiniz.İnanın hayran kaldım.Bilimle din ayrı olmaz,bu bir gerçektir.Ancak özellikle insanlarımızın zorda kaldığı zaman ki aklına dini,insanlığı, ilmi getirdiği de bir gerçektir.Neden rahat oldukları zamanlarda yağmur duasına çıkmıyorlar,çünkü karınları tok,gözleri pek duaya ihtiyaç duymazlar.Yağmuru elbette Allah yağdırır.Ama ağacın olmadığı yerde fazla yağmur beklemeyin ey milletin efendisi ağaca karşı olan köylülerimiz.Ankara da çok fazla yağar,çünkü ağaçlandırma alanı fazla,Haymana da biraz yağar yine biraz ağaç var.Ama köylerde yağmaz,neden yağmadığına akılları ermez görünürler.Köy muhtarı ile ormancı sırt sırta verirler erozyona uğramış,ot dahi olmayan yere ağaçlandırma için O.Bakanlığına başvururlar.İşlemler tam biteceği anda bir bakmışsın,2 ineği 5 koyunu olan cahil ve odun adam ağaçlandırmaya karşı gelir ve dilekçe verip ağaçlandırma işlemini iptal
Yusuf YILMAZ  
2/Mayis/2014 03:29:47
Nacizane Önerim

Nacizane fikrim, >Ağaçlandırma yapılmalı, >Eğitim verilmeli, >Kültürel faaliyetlere önem verilmeli, >Gelen ziyaretçileri müşteri gözüyle değil misafir gözüyle bakılmalı, >Yatırımcıları iyi takip etmeli, hesap sorulmalı, >Haymana geçici rant yeri değil, Kalıcı ekmek yeri olarak görülmeli, >Kent girişine bilgilendirme Danışma yeri konmalı bilgi kitapçıkları basılmalı, >Kaplıcalar daha temiz olmalı , daha profesyonel kişilere emanet edilmeli, eğitim verilmeli...

Kemal  
3/Mayis/2014 18:05:38
bilim mi?

Sevgili yavuz bey din ile bilim kardeştir doğrudur ama lütfen sizde doğru bilgi verin. Ağaç yağmuru çeker diye bilimsel bir ifade yoktur. meteorolojide mantık şudur. O bölgeye yağmur yağdığı için ağaçlar orada büyür ve olur. yani yağmur olduğu için ağaç vardır. ağaç olduğu için yağmur gelmez! saygılar

volkan berber   volkanberber@windowslive.com
3/Mayis/2014 01:11:36
Toparlama

Her türlü yorumlara teşekkürler. Sayın Volkan BERBER; Elbette ki Ormanların direk yağmur yağdırma özelliği yoktur ancak; Ormanın olduğu yerlerde yağışlar daha verimlidir, bu bilimsel bir açıklamadır. Aynı zamanda ormanların olduğu yerlerde bitkilerin terlemesi sonucu oluşan nem artışı konvansiyonel bir yağışa sebep olurlar.Ek olarak yoğunlaşan bulut kümelerinin altında orman tabakası var ise daha yoğun yağış alması söz konusudur. Herkese Saygı ve Selamlarımla.

Yavuz ÇİFÇİ  
5/Mayis/2014 04:28:01
Yazık Bize .

Sivasta 1993 yılında aydınlarımızı yakan zihniyet oradakileri dinsiz olarak adledip katliam yaptılar. Ama birileri çıkıp sürelerle dalga geçtiğinde ilah edildiler.... Yazık canlara , Yazıkk Türkiyemize....

Orhan  
6/Mayis/2014 20:53:48
Komedi:)

Bunu okuyan okumayan hatta her yaştaki çocuk bile bilir. Ağaç varsa yağmur gelir. O bölgeye yağmur yağdığı için ağaçlar büyür doğru ama tohum ekilmişse büyür. Tohum yoksa istediği kadar yağsın yağmur. Hatta tohum bile yağmuru getirir. Bilimden anlamayan insanların bilimsel veriler hakkında yorum yapması harbiden komedi...

Selim Demir  
7/Mayis/2014 20:46:17
Çorak beyinler

çorak topraklara yağmur yağmaz. Verimli toprak, tohum ve su. Bir insanda bunların hepsi olmalı ki su kendiliğinden gelsin. Yani akıl olur da fikir olmazsa bir insanda, ne kadar okusa faydasız. çiçeğe durmaz yaprakları. Yani çorak topraklara yağmur yağdığı görülmemiştir. Aynı çöller gibi...

Selim Demir  
7/Mayis/2014 21:25:36
At Gözlüğü İle Olaylara Bakmak -1-

Orhan kardeşim,birileri çıkıp sürelerle dalga geçtiğinde ilah edildiler,cümleni tam olarak açıkla.Kastınız Surelerle dalga geçenler ise,İslam`dan anlamayan zavallılardır.Kim dalga geçmiş buraya ismlerini yazarsanız,biz de onların nasıl bir ..... olduklarını size açıklarız.Her önüne gelen bazı şarlatanlar,kendilerinı Müslüman addediyor.İslam`dan haberleri yok;iki ayet ezberlemekle ve uydurdukları Hadislerle Peygamber a.s.v.`e iftira edenleri,sadece gecede 50 binler,100 binler para almak için TV`lerde duygu sömürüsü yapıp,İslam hikayesini anlatıp zavallı insanları ağlatanları,İslam uğruna şehid olmuş başta İskilifli Atıf Hoca`ya hain diyecek kadar alçaklaşan Din Adamı maskeli,Bakü`de para karşılığında Prof. unvanı alanları eğer Müslüman olarak kabul edersek,hiçbir şey bilmiyoruz demektir.İkinci olay;olaylara

Yusuf YILMAZ  
7/Mayis/2014 07:52:41
At Gözlüğü İle Olaylara Bakmak

Her zaman Banaz köyünde tertiplenen Pir Sultan Abdal Etkinliklerini hangi güç Sivasta yapılmasına neden olduysa teşin fitilini yakan onlardır.Sivas öldürenler başka,isim gösterilip tutuklananlar başka insanlardır.İsim listesine göre insanlar gözaltına alınıp, 20 sene boyunca cezaevlerinde süründürüldü. Belki içlerinde 1-2 tanesi gerçek fail olabilir. Ama esas failler cahil gurubu ve heyden huyldan anlamayan kişiler iken, insanlar hasım olarak gördükleri ve inanç olarak sevmediği tanıdık insanları şikayet edip, mağdur olmalarına neden olmuşlardır.Bunu medya yazdı. Ayrıca Arif Sağ isimli sanatçı maskeli biri 5-6 kişiyi .. .... .... . . Ne silahına el konuldu, ne de silahın ve öldürülenlerin balistik raporuna incelendi. Diyelim bunu yapanlar sizin deyiminizde yakan zihniyeti kötüledin.Peki Sivasın intikamı diye, kö

Yusuf YILMAZ  
7/Mayis/2014 07:53:37
At Gözlüğü İle Olaylara Bakmak -3-

At gözlüğüne diğer örnek,Sivasa küfürlü ağıtlar yakıp, Başbağlar katliamını görmemektir.Sivastakiler de, Başbağlardakilerder bizim insanlarımızdırlar.Sivasta ateşi yakan,daha doğrusu olaylara neden olan başta Aziz Nesin olmakla birlikte;,etkinliği Banazda değil de Sivasta yapılmasına neden olan,bunun sonucunda da derin mahfillerden gelen emirleri yerine getirip,uygulayan yetkililerdir.Olayları tek taraftan yorumlamaya baktığımız zaman,hiçbir konuda anlaşma zemini sağlanamaz.Benim katilim senin katilinden iyidir mantığı,mantık değildir.Her ne kadar Sivasda büyük tahrikler olmuş ve önü önlenemez olaylara neden olunmuş ise de;hem Sivastaki insanları hem de Başbağlardaki insanları öldürenler cani ve katildirler.Katillerin savunulacak tarafı olamaz.Yok eğer otelin önünde birisi ayet okumuş, bunu kast ediyorsanız, velev ki bu provokatör Aziz Nesin`

Yusuf YILMAZ  
7/Mayis/2014 07:54:53
Harca Harca Bitmez

Atomu keşfetmeye luzum yok, Herkes bir ağaç dikse çorak topraklar şimdiden yeşil olmuştu, mevcut ormanlarımızı ağaçlarımızı korusak yeter. Yoksa birileri gibi binlerce dolar verip yurtdışından ağaç getiririz. Neymiş zamana para vermişiz. Ne de olsa Bizim paramız harca harca bitmez...??????????????

Kemal  
8/Mayis/2014 00:47:06
Hepimiz biriz...

Bu ülke hepimizin, hiç bir kuvvet bizi birbirimize düşüremez.....

Orhan  
9/Mayis/2014 16:56:42
Aynen Öyle Orhan Kardeşim
Aynen öyle Orhan Kardeşim, haklısınız. Hüseyin kardeşim, ekranda görünen kelime limitine göre kılı kılına cümleleri sığdırıyorum. Ancak sanırım görünürdeki limitin altında bir kelime limiti kabul ediyor sistem. Bazen 850,bazen 790 olarak kabul ediyor. Çünkü konuların son paragraf ve cümleleri çıkmamıştır.
Yusuf YILMAZ  
9/Mayis/2014 05:42:16
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ