HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

“.AYYİP BİŞEY”

08/11/2013
     Muhalefetinden tut, iktidarı zaten bir hayli gönüllü iken, yaklaşık 11 senenin sonunda, gürültüsüz patırtısız (Ki olması gereken oldu zaten) çözülen “Türban” mevzuu iktidarı pek memnun etmedi anlaşılan. O’nlar zannediyordu ki; “Amann..laiklik elden gitti, hadlerini bildirin bunların’’…. Öyle olmayınca tribünlere oynamak pek tutmadı. 
       Halkın yumuşak karnı zannedilen “DİN” konusu, Allah ile kul arasına girme hadisesi, artı puan (yeterince) kazandıramadı ki iktidara, yeni cevherler, yeni gündemi başka mecralara çekmeler, el çabukluğu ile yapılıverdi.
Her katıldıkları meşhur düğünde, düğünden daha meşhur cümle olan; “En az üç çocuk, yapılacak….yap” emrivakisi zaten eskimişti. Bizim toplum için zaten en kolayı çocuk yapmak. Sen “üç” de onlar, futbol takımı kurarlar. Tamam da bu futbol takımına, eşofman lazım, ayakkabı lazım, eğitim lazım, park bahçe, yeşil alan lazım, yiyecek, sosyal imkan lazım, serpilip büyünce iş lazım ki onlar da en az üç çocuk hatta başka futbol takımı kadar çocuk yapsınlar. Lazım oğlu lazım illaki. 
     Tüm bunları yapamıyorsan, milletin çocuk sevdasına rakamlarla “Atıl Kurt” demeyeceksin. Ya da sonradan “vay tinerci gençlik istemiyoruz, vay çapulcu iki ağaç için ortalığı yakıp yıktı” diyerek kendi öz evlatlarını toplumun önüne “suçlu” diye atmayacaksın.
      “Ben kimseyi aç, açıkta koymam” diyerek, verilen makarna, nohut ve bilimum “şov” erzakları karınları tok tutsa da, ruh açlığına derman olmuyor. Zira bol keseden dağıtılan “yeşil kartlar” da özel hastaneye giden vatandaşlara “kırmızı kart” olarak geri dönebiliyor. Sonra hazımsızlıkları ile baş başa kalabilme ihtimalleri olabiliyor ki… yapma!
     Giderayak “Üniversitelilerin kızlı-erkekli barınmalarına” mahsus tahrip gücü bizim toplumumuza göre hayli yüksek bomba atıp gitmek pek bir manidar. Çocuğu üniversiteyi kazanan, ya da okuyan her ana-baba artık zannedecek ki; “bizim çocuklar ilim irfandan ziyade her gün evde pijama partisi yapıyor, toplumsal ahlakımıza dinamit üstüne dinamit koyuyor.” 
      Acaba “Muhafazakar %50’yi evde zor tutuyorum” mu denecek tekrardan? Eğer öyle denecek ise;  -Bu ülkede elbette toplumsal değerlere kıyasıya bağlı olsa da, herkes “Muhafazakar” diye etiketlenecek diye bir kural mı var? -Madem %50 muhafazakar, diğer kalan %50 muhafazakar değil demek oluyor ki, o zaman da herkes adına sorgu-sual etmek nasıl bir DEMOKRAT hal almakta? -Muhafazakar %50 “Onlar ne güzel hayatını yaşıyormuş, bizde neden yok bu renkli güzellikler” diye mi evde zor duruyorlar? Bu da bambaşka bir bakış açısı o zaman.
    Koskocaman üniversiteye giden hem kanunen, hem de ruhen ve ahlaken “reşit” sayılan çocuğu ebeveynlere şikayet ederek; bambaşka hesapların ve toplumsal travmaların rantına başvurmak oluyor bu. “Kız olsun erkek olsun oturt çocuğunu dizinin dibinde, üniversite de neymiş, eğitimli insanlar bizi bozar, planlarımızı alt üst eder” diyememenin, bambaşka “pandominsel” anlatımı gibi geliyor.
    Üst üste kalınan öğrenci yurtlarını hesaba katma, barınma imkanı, maddi gücü sıfıra değdirilmiş aileler ve eğitim camiasını hiç üstüne alınma, verilen tatlı kaşığı kredileri, kepçe ile hukuken çatır çatır sök al. Alt yapısı, üst yapısı evlere şenlik üniversiteleri sırf “Her il’e, ilçeye üniversite açtık, daha ne olsun” diye önemseme, sonra da “Vay sen misin? Kız’lı erkek’li okuyorsun” diye, ailelerin aklına “Acaba?” lardan bir demet sun… Etme!
     Din, ahlak, örf ve inançlar kimsenin tekelinde olmadığı gibi, kimsenin güdümünde de kendi amaçlarına araç olarak kullanılmamalı. Zira hem “Din” gibi kutsallığı, kul’u aşan yüce değer zarar görmekte, hem de kişisel çıkarların elinde bembeyaz, tertemiz bir ruh arınmasından çıkıp bambaşka söylemlere ve elbette ki; asla hak etmediği, saldırılara maruz kalmaktadır.
     Hakiki din; eğitim zaiyatına uğratılmış kitleler için geri dönülmez tahribatlar açmakta ve kaybedilenlerin aracısı olarak toplumların helakına sebep olmaktadır. Tüm bunların sorumlusu insan iken, bunu ne  DİN’e yüklemek cüretinde bulunmalı, ne de din tacirlerine bu saha bırakılmalı. Eğitim’i yücelten, teşvik eden “Çin’de bile gidip alınız” diyen bir dinimiz var iken, eğitimi “Öcü” göstermek için yapılan tüm bu oyunları yine dinini bilen eğitimli insanlar bozacaktır. Vatan meselesidir hatta eğitimle birlikte gerçek Din’e vakıf olmak. Alttaki söz; yobaz ve cahil toplumların, milletlerin düşeceği durumu çok güzel özetlemektedir. 
     “Beyaz adam buraya geldiğinde elinde İncil vardı, bizim elimizde ise topraklarımız. Bizden gözlerimizi yumup dua etmemizi istediler. Gözlerimizi açtığımızda ise bizim elimizde incil vardı, beyaz adamın elinde topraklarımız.” ... Jomo KENYATA (Kenya’nın kurucu devlet başkanı)...
SAYGILARIMLA 
"“.AYYİP BİŞEY”" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Uyan Artık Türkiye
İnsanlar ne zaman uyanacak...Merak ediyorum...Uyandığımızda her şey çok farklı olabilir.
Eren  
9/Kasim/2013 10:40:21
sana yakıştıramadım tehlikeli düşünceler
Yazın genelde iyi,3 çocuklu 5 çocuklu bunları yapın demek kolay ama yaşama okuma barınmayı sayın başbakan cebinden karşılamıyor.Ancak Üniversitelilerin kızlı-erkekli barınmalarına”mahsus tahrip gücü bizim toplumumuza göre hayli yüksek bomba atıp gitmek pek bir manidar.Vay sen misin? Kızlı erkekli okuyorsun gibi sözler çok tehlikelidir.Dikkat edersen kızlı erkekli okumayı çarpıtıyorsun.kızlı erkekli aynı evde karı koca gibi yaşamanın veya aynı ana ve babanın çocuğu imiş gibi aynı evde yatmanın tehlikesini görmüyorsan o zaman sende olaylara at gözlüğü bakıyorsun yavuz abi.Eğitimi yücelten,teşvik eden Çin de bile gidip alınız diyen bir dinimiz var iken,eğitimi Öcü göstermek için yapılan tüm bu oyunları yine dinini bilen eğitimli insanlar bozacaktır sözlerin güzel.merak etme din istismarcılarına oy devşirmelerine bu fırsatı yine dindarlar vermeyecektir.Zamanla her şey düzelir.Ama lütfen aynı evde karı ko
M.haksever  
9/Kasim/2013 12:23:05
Eğitimsiz toplumdur istenen
Bak sende olayı kavramışsın ama anlatmak istediğimi tam anlayamamışsın sevgili M.Haksever. Karı koca gibi yaşayan öğrenci aslında yok denecek kadar az. Onlar da zaten bizim Anadolu kültürümüze uzak insanlar ve istisnalar diyeyim. Hadi sosyetik ailelerden gelen ve modernliği sadece bu ve buna benzer olaylar çerçevesinden bakanlar olarak marjinal şahsiyetler diye sınırlandırayım. Benim zaten bunları savunduğum yok. Elbetteki bizim örf ahlak ve kültürümüze ters. Ama sen tüm üniversite öğrencileri töhmet altında bırakarak genelleme yaparak olayı basitleştirir isen, Anne-babaların aklına her üniversiteye giden ve ev tutan çocuklarının bu şekilde yaşadıkları zannı uyandırırsın. O zaman Anadolu insanımız Üniversiteyi ahlak bozulmasına giden ilk adım olarak görmeye başlar ve okuma sevdalısı gençlerin bu sevdalarını baltalama gibi bir düşünceye kapılabilirler.
Yavuz ÇİFÇİ  
9/Kasim/2013 18:01:46
devam....
Buradaki asıl mevzu eğitimsiz, bağnaz, sormayan sorgulamayan ne verilirse onu kabul eden prototip insanların olduğu bir toplum yaratma düşüncesi. Bu toplumu elde ettiğiniz vakit; kontrolü kolay ve küçük şeyler vererek sizin istediğiniz yörüngeye girmelerini sağlamaktır. Kızlı erkekli öğrenci evleri polemiği ile asıl sorun olan eğitimdeki yetersiz alt yapı, yurtlara verilemeyen önem ve çarpık eğitim sisteminin tali konuma düşürülmesi ve alakasız bir polemikle dikkatlerin başka tarafa çekilmesidir. Mezhebin geniş ise zaten sen herşeyi yapabilirsin, zihniyetinde bazı şeyler yaşamak kararında isen kız olsun erkek olsun her halükarda her türlü ilişkiyi bir şekilde yaşar, karakollarla kolluk güçleriyle engeleyemezsin bunu. Ve asıl konumuzda zaten bu değil. İzah edebildim mi? güzel kardeşim...Saygı ve selamlarımla.
Yavuz ÇİFÇİ  
9/Kasim/2013 18:10:21
teşekkürler yavuz abi
Teşekkür ederim abi son açıklamaların her şeyi anlattı zaten.biraz yanlış anlamamdan kaynaklandı.saygılar.
mehmet  
10/Kasim/2013 10:17:13
Dünya Lideri
Gerçek Dünya Liderimiz Atatürk`ü ölümünün 75.yılında saygı ve sevgiyle anıyoruz.
Levent  
10/Kasim/2013 13:48:51
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
24-04-2026
Kenan KALAY
24-04-2026
Seyfullah YÜCEL
24-04-2026
Ramazan DOĞAN
01-05-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ