
“Sudan ucuz” lafı tedavülden kalkalı çok oldu.
Günümüz dünyasında temiz su kaynakları hızla tükenirken, gözünü para hırsı bürümüş insanoğlu, gerek doğayı gerekse temiz su kaynaklarını korumak için hiçbir şey yapmıyor.
İnsanoğlu, çok paraya sahip olduğu hâlde kullanılabilir temiz suyu ve yenilebilir sağlıklı gıdayı bulamadığı zaman, paranın her şey olmadığını acı bir tecrübeyle öğrenecek.
Nüfusu 6 milyonu aşan Ankara’da, gerek mevsimsel kuraklık ve kıtlıklar gerekse israf derecesindeki aşırı tüketim nedeniyle suyun tasarruflu kullanılmasını teşvik etmek amacıyla ASKİ tarafından kademeli su tarifesi uygulanıyordu.
Örneğin, 0-10 metreküp, 11-20 metreküp ve 21 metreküpten fazla su tüketimleri, metreküp başına farklı fiyatlarla faturalandırılıyordu.
Ankara’daki kademeli su tarifesi uygulaması, iktidar partisinin bir milletvekilinin mahkemeye yaptığı başvuru sonucunda iptal edildi. Böylelikle suyu tasarruflu kullanan ile kullanmayan arasında hiçbir fark kalmadı.
Her sene bir yerlerinde doğal gaz kaynağı bulunan ülkemde, bulunan doğal gazı “Açın pencereleri, sonuna kadar yakın kombileri.” diyerek kutlayanların tam aksine, vatandaşların doğal gaz tüketimlerini sınırlandırmak amacıyla doğal gaz faturalarına kademelendirme getirildi.
Geçtiğimiz nisan ayında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından alınan karar gereği, BOTAŞ tarafından her il için ayrı ayrı aylık doğal gaz tüketim limitleri belirlendi. Belirlenen limitin altındaki doğal gaz tüketimleri birinci tarifeden faturalandırılırken, limitin aşılması durumunda ise sadece limiti geçen tüketim miktarı değil, o ay yapılan tüm doğal gaz tüketimi ikinci tarifeden faturalandırılıyor.
Yani belirlenen limitin yalnızca 1 metreküp aşılması bile katmerli bir faturaya dönüşüyor.
Elektrik tüketiminde ise yine doğal gazda olduğu gibi bir limit sistemi var.
Ancak elektrik tüketim limiti, doğal gazdaki gibi aylık değil, yıllık olarak belirleniyor. Yıl sonunda vatandaşın o yıla ait toplam tüketimi hesaplanıyor ve belirlenen limiti aşan abonelerin elektrik tüketimleri bir sonraki yıl daha yüksek tarifeden faturalandırılıyor.
EPDK tarafından 2025 yılı için yıllık 5 bin kilovatsaat olarak belirlenen bu limit, 2026 yılı için 4 bin kilovatsaate, 2027 yılı için ise 3 bin kilovatsaate indirildi.
Yıllık elektrik tüketim limitinin yıldan yıla düşürülmesi nedeniyle, elektriğe zam gelmese bile belirlenen limiti aşan çok sayıda vatandaş daha yüksek elektrik faturalarıyla karşı karşıya kalıyor.
Son yıllarda ülkemizde elektrik üretimi alanında yapılan yatırımlar sayesinde elektrik üretiminde bir problem olmadığı hâlde, hangi mantıkla elektrik faturalarına kademelendirme getirildiğini; temiz su kaynaklarının giderek tükendiği ve suyun tasarruflu kullanılmasının her geçen gün daha fazla önem kazandığı günümüzde ise hangi mantıkla kademeli su tarifesi uygulamasının iptal edildiğini iyice düşünmek gerekir.
Kademeli su tarifesinin iptal edilmesinin ardından ASKİ’nin yaptığı, “Bu karar; suyu tasarruflu kullanan vatandaşı değil, villasının havuzunu doldururken suyu sınırsız bir kaynak gibi tüketenleri sevindirmiştir.” şeklindeki açıklamayı okuyunca, halkımızın çoğunluğu havuzlu villalarda yaşasaydı acaba suyun kademeli tarifesini kaldırırlar mıydı, diye kendime sormadan edemedim.
Başka bir yazıda görüşmek üzere.