
Son zamanlarda Ankara’nın trafik meselesi çok konuşuluyor, ama bence trafik sıkışıklığı probleminin baş sorumlusu Belediye değil, Trafik teşkilatıdır.
Şehrin genelinde hissedilen trafik sıkışıklığının baş sorumlusu olarak da Büyükşehir Belediyesini suçlayanlar, suçlamalarına gerekçe olarak belediyenin yolları genişletmediğini, yeni yollar açmadığını ve belli başlı güzergahlara alternatif yollar üretemediğini gösteriyorlar.
Suçlamada bulunanlar, her iki yanında yerleşim yeri bulunan ana arterlerin nasıl genişletileceğini, engebeli bir yapıya sahip olan Ankara’da yolların nereye nasıl yapılması gerektiğini, ana arter yolu olarak görev yapması gereken alternatif güzergahların nerelerden geçmesi gerektiğini söylemiyorlar.
Az düşününce suçlamanın kolay olduğunu ama çözümün kolay olmadığını anlarız.
Mesela, ana arter trafik yolu olan ve her iki yanında yerleşim yerleri bulunan Mevlâna Bulvarını, İstanbul Yolunu, Samsun Yolunu nasıl genişletebilirsiniz ?
Alternatif yol üretmek için bir mahallenin içinden geçecek yol kaç adet yapının yıkılmasını gerektirir, kaç insanı yerleşim yerinden edersiniz ve bu insanlar için kaç tane yerleşim yeri inşa edilmesi gerekir?
Yıkılacak yapılar için ödenecek kamulaştırma bedellerinin Belediyenin bütçesine ne kadar yük getireceğini, kamulaştırmaya ödenen bedeller nedeniyle belediyenin yapması gereken diğer hizmetlerin hangilerinden feragat etmesi gerektiğini hesaplayabilir miyiz ?
Trafik sıkışıklığını sadece büyük bulvarlarda ana arterlerde yaşamıyoruz, trafik sıkışıklığı artık mahalle içlerindeki caddelerde ve sokaklarda da yaşanıyor.
Büyük caddelerde bulunan trafik polisleri, trafiğin daha hızlı akması için çalışırken, akan trafiğin dağılacağı ara sokaklarda yolun kenarlarına park etmiş araçlar görmezden geliniyor.
Yolun kenarlarına park edilmiş ve ne zaman oradan kalkacakları sahibinin keyfine kalmış araçlar trafiği yavaşlatmaktadır ve sadece şehrimizdeki değil ülkemizdeki trafik probleminin bir numaralı sebebi de bence budur.
Yolun en sağında kendi şeridinde ilerleyen araçlar, yolun kenarına park etmiş araç yüzünden sol şeride geçmek istediği zaman ister istemez arkadan gelen trafiği yavaşlatıyor.
Park yasağı bulunan yerlere ve hatta park edilmez levhasının dibine inadına park edilmiş araçlara gereken işlemin yapıldığına, yani park cezasının kesilip aracın otoparka çekildiğine ben pek şahit olmadım.
Şehrin kenar mahallelerindeki caddelerde durum daha vahim, yolların kenarlarına araçlar iki şerit halinde park edilmekte, 3 şeritli yol aniden tek şeride düşürülmektedir. Buradaki trafiğin nasıl akacağını veya akamayacağını siz tahmin ediniz.
Durum böyleyken, kanun ve kurallara uymayan araçlara gerekenin yapılmadığı sürece trafik problemi yaşanmaya devam edilecek ve bizler Belediyeyi suçlamaya devam edeceğiz.
Başka bir yazıda görüşmek üzere…