
Hayatımızdan çıkmasını istediklerimin başında sokak düğünleri geliyor.
Sokakta yapılan düğünlerde, düğünün yapıldığı sokağın trafik akışı kesilmekte, buradan geçmek mecburiyetinde olan araçlar hiç düşünülmemektedir.
Ayrıca, yapılan bu düğünlerde komşuların hiçbir hakkı ve hukuku gözetilmeden müzik hoparlörleri son ses açılmakta, komşuların rahatsız olup olmadığı düğün sahiplerinin hiç umurunda olmamaktadır.
Sokakta gece 12 ye kadar süren düğün mü olur? Kanun ve kuralın tanınmadığı yerlerde oluyor.
Düğündekiler eğlenmekte geri kalanlar ise uykuya dalmakta zorlanmakta…
Düğünden sonra kirletilen sokağın temizlenmesi işini de düğün sahiplerinin dert ettiklerini hiç sanmıyorum.
Havai fişekte hayatımızdan çıksın.
Ülkemizde havai fişek üretiminin, satılmasının ve kullanılmasının yasaklanmasını istiyorum.
Eğlence amacıyla birilerinin gece yarılarında patlattıkları havai fişekler yüzünden, uykumdan sıçrayarak uyanmak istemiyorum artık.
Ayrıca patlatılan havai fişeklerin hayvanlara ve doğaya pek çok zararı bulunduğunu buradan belirteyim.
Arabalarla yapılan konvoyların hayatımızdan çıkmasını istiyorum.Gerek düğün gerekse sünnet olsun, kornalara son ses basarak yaptığınız konvoylar hiç kimsenin umurunda değil ve insanları rahatsız etmeye hiç kimsenin hakkı da yok.
100 metre ileride sokaktan geçen konvoyun korna seslerini evimizin içinde dinlemek zorunda mıyız?
Şatafatlı düğünlerin de hayatımızdan çıkmasını istiyorum.
Haberlerde görüyoruz, gelinle damada kilolarca altın takılmış, çuvallarla para toplanmış.
Üç gün sonra gelin tarafı kimdir damat tarafı kimdir unutulur gider, altınları ile paraları gözümüze sokularak yapılan görgüsüzlük hafızalarda kalır.
Bir de lüks mekânlarda düğün yapmak için çabalayanlar var ki, gelinle damat dünya evine mi girecekler yoksa düğünden sonra ortak borca mı girecekler bilemiyoruz.
Her şeyin sadesi ve orta yolu güzeldir, aşırı lüks, israf ve gösteriş merakı toplumumuzu zehirliyor, bunlardan uzak durmamız gerekiyor.
Başka bir yazıda görüşmek üzere…