
Eski yıllardan beridir gelişmekte olan ülkeler sınıfında yer alan ülkemiz, biraz aşağı biraz yukarı yine gelişmekte olan ülke olarak sınıflandırılıyor. Çocukluk yıllarımızda ders kitaplarımızda da bu tabire yer verilirdi. Bu tabirin tarihçesine baktığınızda Türkiye’nin yaklaşık 1960’lardan beridir aynı sınıfta kategorize edildiğini görebilirsiniz. Bu sınıflandırmanın değişmesinin en kritik ölçüsü ekonomidir. Eğer ekonomik anlamda belirli standartlarınızı koruyamıyor iseniz yüksek orta gelirli ekonomi sınıfına adım attığınız gibi geri düşersiniz. Ülkemizin bu sınıflandırma içerisinde olmasının en temel sebeplerinden birisi istikrarsızlıktır. Başarısızlıkta istikrar noktasında uzmanlaşmış olan orta doğu ülkeleri başarıda istikrar konusunda ise ciddi problemler yaşamaktadır. Belirli dönemlerde başarı yakalanıyor olsa da yakalanan başarının devamı ritmik düzende ilerlemiyor.
Ülkemizin sınıflandırması ile ilçemizin sınıflandırılmasını paralel anlamda değerlendirebiliriz. Bana göre ilçemiz uzun yıllardır gelişmekte olan ilçe durumundadır. Belli başlı dönemlerde kısmi ataklar olsa da devamlılık anlamında problemler arz etmiştir. İstikrarsızlık noktasında rölantide ilerlemektedir. İlçemizin gelişim istikrarı için yapılan hizmetlerin devamlılığının süreklilik arz etmesi gerekmektedir. Her gelen yöneticinin farklı metotlar uygulamak yerine var olan hizmetlerin gelişim noktasında düşünceler tasarlaması gerekmektedir. Son yıllarda ilçemizde estetik olarak eski yıllara göre ciddi farklar göze çarpmaktadır. Ekonomik anlamda da ilçemizin büyümeye başladığı kanaatindeyim. Hem estetik güzellilerin hem de ekonomik alanların istikrarlı şekilde devamını getirmenin yolları sürekli aranmalıdır. Hemen hemen her dönem başkanlık koltuğunda farklı bir isim süre harcamaktadır. Gelecek dönemlerde de bu gelenek böyle devam edecektir. Önemli olan her koltuk sahibinin değer üzerine değer katabilmesidir. Aksi durumda ilçemiz gelişmekte olan bir ilçe olarak kalacaktır. Gelişmekte olan değil gelişmiş bir ilçenin hayalini kuruyor isek öncelikle hizmet ve değer yarışının sürekli içerisinde olmamız gerekir. Benim için koltukta kimin oturduğu hiçbir önem arz etmiyor. Önem arz eden durum hizmet noktasıdır. Yerinde sayan bir Haymana şahsımca kabul edilebilir bir şey değildir. Yöneticilerimiz olsun, encümenlerimiz olsun, ilçe başkanlarımız ve kanaat önderlerimiz olsun sizler sosyal medya mercilerinde yorumlarda tartışma ve kargaşa içerisinde olmamalısınız. Sizlerin olacağı yer sahadır, sahadaki hizmetlerdir. Hizmet yarışı içerisinde taş üstüne taş koymaktır. Hepimiz bu memleketin insanlarıyız. Amacımız Haymana’yı gelişmiş bir hale getirmek olsun. Kaos ortamlarının hiçbirimize bir faydası bulunmamaktadır. Şahsi çıkarlarımızı bir tarafa bırakalım ve ideolojik düşünce gömleklerimizi de çıkartalım. Yetkili yetkisiz kim olursa olsun üzerinde sadece Haymana gömlekleri olsun. Unutmayalım hemşerilerim hepimizin adı farklı olsa da soyadımız HAYMANA