
Haymana’nın sokaklarında yürürken bazen sessizlik, kelimelerden daha çok şey anlatır.
Çarşıya her çıktığımda aynı dükkânlar, aynı insanlar, aynı güler yüzler… Ancak son zamanlarda değişen bir şey var. Eskiden dükkânların önünde oluşan hareketlilik yerini bekleyişe bırakmış durumda.
Esnaf bekliyor, vatandaş düşünüyor. Hayatın pahalılaştığı bir dönemde herkes kendi hesabını yapmak zorunda kalıyor. Vatandaş cebindeki parayı daha dikkatli harcıyor, esnaf ise artan maliyetlerle ayakta kalmaya çalışıyor. Aslında iki tarafın da ortak derdi aynı: Geçinebilmek.
Esnaf sadece ürün satmıyor. Bir mahallenin hafızasını yaşatıyor, insanların hâlini hatırını soruyor, bazen bir tebessümle güne anlam katıyor. Küçük ilçelerde çarşı, yalnızca ticaretin değil, sosyal hayatın da merkezidir. Çarşı sessizleştiğinde, aslında bir ilçe de sessizleşmeye başlar. Elbette hiçbir zorluk sonsuza kadar sürmez. Ancak bu süreçte birbirimize daha fazla sahip çıkmamız gerekiyor.
Yerel esnafı tercih etmek, mümkün olduğunca alışverişimizi kendi ilçemizden yapmak sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda Haymana’nın geleceğine yapılan bir yatırımdır.
Unutmayalım ki güçlü bir ilçe, güçlü bir çarşıyla ayakta durur. Esnafın dükkânında yanan ışık sadece bir vitrini aydınlatmaz; umutları, emeği ve yarınlara olan inancı da aydınlatır. Dileğim odur ki çarşıdaki bu sessizlik yeniden yerini bereketli günlerin sesine bıraksın. Çünkü kazanan yalnızca esnaf olmayacak; kazanan Haymana olacaktır.
Haymana’nın gelişimi sokaklarda gözleri ışıltılı şekilde dükkânını bekleyen esnaf sakinleridir. Esnafın umudu Haymana’nın umuduyla paralel olarak hareket eder. Özellikle az nüfuslu ilçelerdeki esnaflar ilçenin gelişmişliğinin resmidir. Bir ilçede gelişimin sonuçlarını ilçe esnafının gülen yüzünden, parıldayan gözlerinden okuyabilirsiniz. Çarşıdaki sessizlik umut oranını bizlere net olarak ifade eder. Artan maliyetlerle boğuşan küçük esnaflar, ev ekonomisi idare etme gereğinde zorunlu olarak kuruş hesabı yapan vatandaşlar…