
Zaman içerisinde geri kaldığımızı ve bu geri kalmışlığın sürekliliğinin olduğunu düşünen insanlarımıza hiçbir şey için geç olmadığını hatırlatmamız gerekiyor. Eski zamanlarda hiçbir şeyin geç olmama durumunu izah ederken ‘’ Tolstoy'un Bisikleti’’ kavramını kullanırlarmış. Tolstoy bisiklet sürmeyi 65 yaşında öğrenmiştir. Öğrenimin ve gelişimin yaşı olamaz. Yeter ki bizler öğrenmeye ve gelişmeye niyet edelim. Niyetin ardından başlanan eylemler elbette başarmanın ilk adımları olacaktır. Eski tecrübelerin dediği gibi mademki başlamak bitirmenin yarısı o halde hala neyi bekliyoruz?
İlçemizin yeni fikirlere açık olma konusunda ciddi problemleri var. Yeni fikir sunanları eski köye yeni adet getirme gibi söylemlerle saf dışı bırakıyorlar. Yetmiyor kimse yapamadı sen mi yapacaksın, sana mı düştü gibi söylemlerle daha da etki güçlerini arttırıyorlar. Bizler eğer ilçenin geleceğini düşünüyor isek her türlü fikre açık olmalı, gerekenleri uygulamaya geçirmeliyiz. İlçemizin geleceği için güzel bir yarışma düzenlemeliyiz. Ankara hatta Türkiye genelinden fikirlerimizin katıldığı proje yarışması harika olmaz mı? İlçemizi geliştirecek ve değiştirecek projelerin yer aldığı ödüllü yarışma hem reklam hem de ilçemize muazzam fikirler kazandıracaktır. Bin bir türlü tasarının sunulduğu ortamda elbette bizlere katkı sağlayacak ürünler olacaktır. Üretimin, tesisleşmenin, sportif alanların, modern şehirleşmenin, sosyal aktivite ve eğlence alanları gibi bin bir türlü fikrin olduğu projeler, sunular, belgeler ve çizimler halinde belediyemize ulaşacaktır. Belediyemize ulaşan çalışmalar değerlendirmeye alınacaktır. Değerlendirmeler sonucunda sıralama yapılmalıdır. Sadece sıralamada derece alanlar değil diğer projeler içerisinde bizlere katkı sunan detaylar varsa cımbızla çekilip alınacaktır. Her türlü fikre ve akla ihtiyacımız var. Sunulan projeleri hayata geçirmek için ihale sistemleri veyahut yatırımcı sistemleri oluşturulmalıdır. Zaten iş yapacak bir proje ortaya konuluyorsa emin olun yatırımcılar sizlere ulaşacaktır. Günümüzde sosyal medya etkisinin boyutunu bilmeyen yoktur. Yapacağımız her türlü faaliyeti sosyal medya üzerinden yaparak tanıtım ve reklamımızı da gerçekleştirmiş olacağız. Sosyal medyanın gücüyle ödüllü yarışmamız hiç tahmin etmediğimiz bir güce ulaşabilir. Bu konuda belediyemize büyük iş düşüyor. Projeleri değerlendirecek olanda projelere zemin hazırlayacak olanda belediyemizdir. Kimi projelere belediye kendi arazisini hibe edecek, kimisine kiralayacak kimisine de vatandaşımız arazi satacaktır. Yeter ki gelişime ve değişime açık olalım devamı gelecektir. Sunulmuş bir projenin faaliyete geçirildiğini ve inanılmaz şekilde tuttuğunu varsayalım. Devamında ne olacak biliyor musunuz? Yatırımcılar yavaş yavaş bölgeye gelecek, bölgenin potansiyeli bir anda zirvelere çıkacaktır.
Önemli olan konuşmak ya da yazmak değil önemli olan başlamaktır. Kaybedecek pek bir zamanımızın da olmadığını düşünürsek bir an önce eyleme geçmeliyiz. Başka yerlerden gelen akla ihtiyacımız yok, en iyi projeleri biz yaparız, bizden iyi mi bilecekler gibi geri kalmış düşüncelerden uzaklaşalım. Herkesin dünyaya baktığı pencere farklıdır. Sadece kendi baktığımız pencereden dünyayı resmetmemiz mümkün mü?