
Üretim ve hizmet sektörlerinin birlikte faaliyet gösterdiği alanlardan biriside sanayi bölgeleridir. Elbette ilçemizin muazzam üretim merkezleri bulunmuyor ancak mevcut olarak avucumuzun içerisinde yer alan bakım ve üretim sanayimiz fazlasıyla ilgisiz bırakılıyor. Bir dönem Çaldağ Okulu’nda okuyan her öğrenciye size yeni okul yapılacak vaatleri verilip, içlerindeki yeni okul umudu sürekli canlı tutuluyordu. Nesiller boyu öğrenci yetiştirildikten sonra babalarına söz verilen yeni Çaldağ Okulu çocukları zamanında faaliyete geçmiş oldu. Aynı durum sanayi içinde geçerlidir. Yıllardan beri yeni sanayi bölgesinin kurulacağından bahsedilir ancak kimse bu bölge adına somut bir adım görememiştir. Hadi yeni sanayi yapılamadı eyvallah ancak mevcut sanayi içerisinde yer alan problemlerin hala çözülemiyor olması fazlasıyla düşündürücü durumdadır. İlçemizin son dönemlerde artan araç trafiği özellikle oto tamir ve bakım dükkânlarımızda hareketliliğe sebep olabilir. Bu hareketliliğin ilçe sanayimizde de artması için yollarımızda sanayimizin varlığını gösterecek yönlendirici tabelalar gereklidir. Özellikle Polatlı ve Konya yollarından gelen sürücülerin sanayimize en az birkaç km mesafe kala ve sanayi girişlerimizde net bilgilendirici ve yönlendirici şekilde yeterli sayıda tabelalar olması zorunluluktur. Ağaçların arkasına gizlenmiş sanayimizin bu şekilde gün yüzüne alınması gereklidir. Bölgemizde tarımın aktif rol alması nedeniyle tarım aletleri ve araçlarına yönelik harika üretim ve bakım yapan ustalarımız var. Bölgemizin tarım yapan insanları gidecekleri yerleri çok iyi bildiği için bir yönlendirici tabelaya ihtiyaç duymadan gerekli yere gidiyorlar lakin güzergâhımızdan geçen yabancı araçların özellikle otomotiv bakım ve tamir alanlarımızı yönlendirme olmadan bilmesi/görmesi olanaksızdır.
İlçe sanayimizin diğer en önemli problemlerinden birisi de amacı dışında kullanılan dükkânlardır. Üretim ve bakım alanı olarak kullanılması gereken pek çok dükkânımız depo ve garaj gibi görevlerle meşgul edilmektedir. Özellikle yeni dükkân açmak isteyen ustalarımızın en büyük engeli vasıfları alınmış bu alanlardır. Yıllardır amacı dışında kullanılan bu dükkânlara müdahale edilemiyor olması gelişime kapalıyız söylemlerini maalesef dillendirmemize sebep oluyor. Yeni bir sanayi kuramıyoruz peki neden mevcut olan sanayimizi verimli şekilde kullanamıyoruz? Belki yetenekli birçok ustamızın sanayimizde yer almasının önünü kesiyoruz. Belki de yeni gelecek ustalarımız bizlere mevcut ustalarımızın yetersiz olduğunu ya da fazlasıyla iyi olduklarını gösterecek. Gelişim için rekabet ortamı son derece kıymetlidir. Amacı dışında kullanılan dükkânlarımız olası bir rekabet ortamının da önüne geçmektedir. Rekabet ortamının artması ve ilçe sanayimizin canlanması adına problemlerin detaylıca analizi ve çözümü mecburidir. Bu mecburiyeti umursamadığımızda ilerideki nesillerimize karşı bir mahcubiyet olacaktır. Mecburiyetin yerini mahcubiyete bırakmaması için şimdiden çalışmalar yapmalıyız.
Bizler artık gelişime kapalıyız söylemlerinden her alanda tamamen kurtulmak istiyoruz. Bizler gelişime ve değişime daima açığız diyebilmeliyiz. Evet, bizler eski köye yeni adet getirmeliyiz. Ne geçmiş nesillerimize fayda sağlamış ne de gelecek nesillere fayda sağlaması mümkün olmayan anlayışlara artık bir neşter vurmalıyız. Ben merkezli düşünce yerini biz merkezli anlayışa bırakmadığı sürece kimse gelişim hayali kurmasın. Biz bilincine sahip olmayan hiçbir topluluk gelişemez.