
Bir köşe yazarımız, bazı ürünlerin 2002 ile 2012 yılı fiyatlarını verip, kendince bazı sonuçlara varmaya çalışmış.
Ama yanlış yapmış. Hem de ısrarla yanlış yapmış.
O yazarımıza, hadi o ürünlerde bu kadar fiyat artışı olmuşken, asgari ücret yerinde mi saymış diye sorarak kendi eleştirimizi yapalım.
Ev tüpü fiyatının 2002 yılında 17 Lira, günümüzde ise 70 Lira olduğunu yazarken, 2002 yılında asgari ücretin 184 Lira iken, 2012 yılında ise 730 Lira olduğunu niye yazmadınız? diye sorumuzu da soralım.
Sanki 2012 yılına kadar asgari ücrette hiçbir artış olmamış gibi, bazı ürünlerin 2002 – 2012 yılları arasındaki fiyatlarını karşılaştırarak bir neticeye varmaya çalışmanın art niyetten mi, yoksa bilgisizlikten mi olduğunu bilemiyorum.
Sayın yazara, paranın ve vatandaşın alım gücü diye bir şey olduğunu ve buna göre bazı hesaplamaların yapıldığını kısaca anlatmak lazım.
Tüm dünyada paranın satın alma gücü, yerel paranın bir yabancı paraya çevrilmesi ile hesaplanır. Bu yabancı para da, rezerv para olması nedeniyle genellikle Amerikan Doları olur.
Bakın sayın okuyucular, 2002 yılının net asgari ücreti 184 Lira imiş ve 2002 yılında bu 184 Lira ile 110 Amerikan Doları alabiliyormuşuz.
Günümüz itibariyle de net asgari ücreti 730 Lira kabul edersek, günümüzde 730 Lira ile 400 Amerikan Doları alabiliyoruz.
Bu hesap neticesinde, asgari ücretin döviz bazında arttığı anlamına gelir.
Sayın yazarın verdiği fiyat bilgileri ışığında, 2002 ile 2012 yıllarında hangi üründen ne kadar alınabildiğinin karşılaştırılması yapılsa bile, 1 asgari ücret ile alınabilecek miktarların 2002 ile 2012 yıllarında pek değişmediği, aşağı yukarı aynı olduğu görülür.
Örneğin, sayın yazarın verdiği rakamlara göre 1 asgari ücretle 2002 yılında 26 kilo et alabilirken, 2012 yılında ise 28 kilo et alabileceğimiz ortaya çıkar.
Bana göre 2002 ile 2012 yıllarının ekonomik olarak karşılaştırılması budur.
Başka bir yazıda görüşmek üzere.
yazıların çok güzel başarıların devamını diliyorum..
ekononi uzmanı sayın uçar,2002 yılında benzin kaç dolardı,mazot kaç dolardı,tohum,zirai ilaç,gübre kaç dolardı,cari açık kaç tl,iç ve dış borç kaç tl,işsizlik yüzde kaç idi,hepsini geçelim siz 400 dolar askari ücreti bile açlık sınırının 1000 tl olduğu bir ülkede makulmuş gibi göstermeye çalışmanız bilmem hangi uzmanlık alanına giriyor bu..battı biti dediğimiz yunanistanda bile en az işçi,memur ücretinin kaç bin dolar olduğunu söyleyinde onuda bilelim..satın alma gücü var demişsiniz aynen katılıyorum,bir piknik alanına gidin 1000 kişiden 10 tanesi kırmızı et yiyiyormu tavukla idar
merhaba.cok fazla birsey yazmaya gerek duymuyorum cunku surekli olarak kose yazalarinizi takip etmiyorum ama radikal olma cabanizida anlamiyorum.haymanada yetisen radikalleri cok iyi bilir herkes sıkıcı olmaya basladiniz yazilarinizin okunmasini bile engelliyor yorumlariniz eger ki bu meslegi seviyorsaniz iletisim etik kurallarini bilin(iletisim fakultesi meznunu olarak soyluyorum........ iyi yayinlarrr
SAYIN EKONOMİZER öNCE ABD HüKüMETİNDE YAŞA SONRA 2002 ASGARİ üçRETİN NET VE BüTüRüTüNü öĞREN PETROL GüBRE ELEKTİRİK DOĞLGAZ ŞİŞE SUYU SüT SİMİT FİYATLARINI ARAŞTIR ONDAN SONRA YANDAŞ EKONOMİDERSİ VERMEYİ öĞRETMEYE çALIŞ OTURDUĞUN YERDEN AHKAM KESME ALINAN MAAŞLAR VERİLEN öDEMELER KİŞİ BAŞI ACLIK SINIRI ONDAN SONRA EKONOMİ DERSİ VER DE GöRELİM BOYUNU BOSTUNU
...sayın yorumcular, rakkamlarla oynayıp halkı salak yerine koymayın... hayatın gerçeği bankadan çektiğim emekli maaşımla ancak oturduğum evin kirasını verebiliyorum... oysa aynı maaş 2002 de aynı evin kirasının iki katıydı... ülke iyiye gidiyor dendiğinde bizim gibi dar gelirliler en azından durumlarını koruyabilmelilerdi.. iyiye gidiş onların olsun elimizdekini almasalardı...