HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

ÇÖKEN ÇÖKENE

18-06-2021

Bir gece ansızın gelen polisler kamu malları üzerinde rüşvet, yolsuzluk ve buna benzer iddialarla bir operasyon yaptılar ve birçok kişi gözaltına alındı.

“Efendim ateş olmayan yerden duman çıkmaz, kesin bir şeyler var” ya da “Yok yav ismi geçenlerin çoğunu tanıyorum, yapmazlar öyle şeyler” konularına girmek elbette bizim işimiz değil. Hatta “Kim yapmıyor ki”yi sormak bence en doğru soru.

Bizim işimiz işin yorum kısmı. Operasyonun bir ayağı da devletin köylerdeki meralarının önce taşlık veya hazineye çevrilmesi, daha sonra da vatandaşa satılması iddiası.

Buradaki iddialarla kafayı yormaya gerek yok. Biz ortadaki meseleye bakalım. Tam ortada duran mesele şu ki, köylerdeki bazı yerlerin öyle veya böyle satılması. 

Bakın “Bir karış yer bile kalmasın her yeri ekin” diyen ile “Köylerde hayvancılığı geliştirip teşvik edeceğiz” diyen ve aynı kafadan çıkan fikirler. Bu hayvanların nerde otlatılacağı sorusuna ise kimse cevap vermiyor.

Kısa donla gezen bir yeni yetmeye “Bak bu toprakları hem ek, hem de aynı toprakta hayvancılık ta yap. Ama ektiğin yere hayvanı sokmadan yap” dersen, sana burnunu karıştırırken “Dalgamı geçiyorsun” der. Valla geçen geçiyor.

Kısacası köylerde meralar büyük bir talan içerisinde. Her şey yalan bile olsa bu gerçek. Bu gerçeğin herkes farkında, herkes biliyor, herkes “Ulan nasılsa hepsi yapıyor ben neden yapmayayım” telaşında. Traktörüne pulluğu takan devletin, köylünün kısacası herkesin malına bir çizik atma derdinde.

Türkiye’de tüm hesaplar siyaset üzerine kurgulandığı için, “Ulan cezalandırsak bize oy vermez” yaklaşımıyla tüm yaptırımlar kulak çekmekten ibaret. “Bir daha yapma yakarız, çizeriz, perişan ederiz” lafları hep başka bahara kalacak. İş siyasete bırakılınca tüm cezalandırmalar “Bir daha yaparsan ağzına biber sürerim” den ibaret olunca, meraların hep sürüleceğini, her gün daha fazla talan edileceğini hem “Yapma” diyen biliyor, hem de yapan.

“Bir avuç dolar için” diye bir kovboy filmi vardı. İşte o “Bir avuç TL” için dağ, taş, mera, taşlık, hazine… kısacası bir oturumluk yer bile talan ediliyor. “Bir tane oy için” diyenlerde buna göz yumuyor. Ama kimse bir tane koyunun nerede otlayacağını düşünmüyor.  

Bugün herkes denizlerdeki salyayı konuşuyor. Ama salyalar akıtılarak ve herkesin birbirleri ile adeta yarışarak sürdükleri devlet ve vatan toprakları kimsenin umurumda değil. Herkes bir yerlere “çökme” derdinde. Kimi milyar dolarlık mekanlara çökerken, kimileri de bir avuç toprağa çöküyor. Çökene “dur” denmediği, çöktürene “yürü be kim tutar seni” denildiği için de adım adım devlet çöküyor. Devlete itibar çatırdıyor, “Devletin malı deniz…” ile başlayan cümleler daha çok konuşuluyor. 

Ama nasıl da Müslüman, nasılda dindarız değil mi? Her hafta bir cami açılışları yapıyoruz. Yakında cennetten tapular da verilmeye başlanırsa, hem bu dünyadan hem de ötekinden toprak sahibi olunca sırtımız yere gelmez gayrı. Bir şekilde devletten mal kaçırıp Cuma namazını kaçırmayanların da cuması hayırlı olsun o zaman…     

HAFTANIN HABERİ: Babasından habersiz  annesinden ve halasından da harçlık aldığı tespit edilen E.Ç’ye(11) çift maaş soruşturması açıldı.

"ÇÖKEN ÇÖKENE" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞTIR
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ