HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

VATAN BELEŞ, SURİYELİ YERLEŞ

03/03/2017
   Suriyelilere en sonunda vatandaşlıkta veriliyor. Peki her şeyde “Milli İrade” den dem vuran hükümet, bu konuda kendi vatandaşlarına soruyor mu; “Suriyelilere vatandaşlık vereceğiz, siz ne dersiniz” diye. Bir sorsa alacak cevabı, hem de en okkalısından, ama soran kim.
   Efendim içlerinde kalifiye olanlar varmış, doktorlar, öğretmenler varmış. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup, 10 senedir atanamayan öğretmenler, hastanelerde şiddet gören bu ülkenin doktorları, iş bulamadığı için meslekleri dışında iş yapan mühendisler, mimarlar vs. ne olacak?
   Sırf dinimiz bir diye Suriyelilere yapılan bu ayrıcalığın altındaki ucuz bir oy avcılığı mı? Daha önce de sormuştum, tekrar soruyorum, Suriyeliler bir başka dinden, mezhepten olsalardı, aynı duyarlı, insani yaklaşım olur muydu? "İnsanları renk, dil, ırk, din diye ayırmayınız" diyen bizim dinimiz, bizim peygamberimiz değil miydi? Yoksa daha çetrefilli hesaplar mı var, bilemiyorum.
   Madem bir Müslüman dayanışması kasıp kavuruyor ortalığı, o zaman bir araştırın, Suriyeli mültecilerden Suudi Arabistan, Kuveyt, Mısır veya diğer ülkeler kaç kişiyi bağrına basmışta, tırnağına taş değdirmemiş. Bizim pamuklara sarıp sarmalamamız da ki mantık ne?
    Bunlarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olacak, hep beraber kardeşçe yaşayacakmışız. Dur bir dakika. Benim atalarım bu toprakları kanı ile canı ile savaşarak kazandı, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Haymana’da şehitler vererek, kadını, çocuğu ile cephelerde aç, sefil savaştı. Yanında mantar tabancası patlayınca, ardına bakmadan kaçıp, kadınlarının çarşafları arasına saklanan, hala memleketimin evlatları onların topraklarında şehit olurken, onlar jöleli saçlarıyla plajlarda fink atsın diye değil.  Aynı kimliği paylaşmak şöyle dursun, aynı havayı solumaktan bile hicap duyarım böyle tabansızlarla.
   Yedirdik, içirdik, giydirdik, Halep’e bile yardım yolladık, helali hoş olsun, hatta daha da misafir edelim, ama bundan fazlası eşeğin kulağına su kaçırmaktır. Zaten beleş hayatlarına, ekstradan beleş bir vatandaşlık verip, aynı kimlikle aynı özlük haklarını paylaşamam, kusura bakmayın. Bunu yapanlarında destekçisi, şakşakçısı olamam. Onların çoluk çocuğunun derdi için, kendi çocuklarımın geleceğini karartamam. Vatan istiyorlarsa, gidip mücadele edecek, direnecek, savaşacak, şehit-gazi olacak, öyle vatan sahibi olacaklar. Yok öyle “ben yaptım oldu” mantığı. Onların gül benizleri solmasın diye, ben bir avuç toprak için kan-can veren şehitlerimin kemiklerini sızlatamam.
   Sırf bunu yapan benim partim, benim liderim, susayım, alkışlayayım, kabulleneyim diye bir şey yok. Halk iradesi ise baş tacı olan, halk bunlara vatandaşlık verilmesini istemiyor kardeşim. Gidin kime, nereye sorursanız sorun. İlçe Başkanı, Belediye Başkanı veya taraftarı kim varsa, en kısa yoldan tepkisini koyacak, “benim seçmenim, benim vatandaşım bunu istemiyor” diye bir üst makamına bunu iletecek. Gerekirse restini çekecek. Onlarda aynı şekilde en üste kadar bu rahatsızlığı bildirecek. Sen kime kimin vatanından paye veriyorsun?
   Bu sadece din ortak paydası, bu Arap seviciliği de bir yere kadar. Daha vatandaşlık almadan, sağda solda saldırganlıklarını, dolandırıcılığa soyunduklarını, illegal işletmeciliğe atıldıklarını görüyoruz. Yarın eşit hakları aldıklarındaki pervasızlıklarını düşünmek bile istemiyorum.  Bugün ucuz işgücünü hesaplayanlar da, yarın pahalı bedeller öderken sakın ağlamasınlar.
    Kendi vatanlarına hayrı olmayanların, bu vatana ne verebileceklerini çok merak ediyorum. Benim kimliğimdeki ay-yıldızın manasını mı anlayacaklar, bunca yıldır hıyanet içinde olan, Ortadoğu’nun her savaşında bizi hem de arkadan hançerleyen, PKK’yı bizzat topraklarında besleyip üzerimize salan Suriye ve onun “Savaşma, seviş” düsturu ile her gün üreyen ve geleceğimizi tehdit eden halkıyla da aynı vatanı paylaşarak sindiremem. Referandumdaki “EVET” aynı zamanda bu durumu da kabul etmektir. Güçlü Türkiye, İstikrar için evet’leri isterken, Suriyelilere verilecek vatandaşlığın güçlü Türkiye ve istikrarın neresine koyacağız?            
   Şanssız bedeviyi çölde kutup ayısı öpermiş ya, bu bedeviler çok şanslı. Şimdi bu vatandaşlık ile kutup ayılığını onlara kendi ellerimizle veriyoruz. E o zaman öpülmeye de hazır olalım, hep beraber.
"VATAN BELEŞ, SURİYELİ YERLEŞ" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞTIR
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ