Her zamanki gibi erkenden kalktı, zaten saatini kurduğu SAMSUNG telefonu tam vaktinde çalardı. Eşi LİPTON çayını demlemiş, kahvaltısını hazırlamıştı. Ama o bugün bir değişiklik yapacak ve NESCAFE ile yapacaktı kahvaltısını. Çocuklarda kalkmış NESQUİK içiyor, KİDZ CHANNEL de çizgi film izliyorlardı.
Hep beraber çıktılar evden. Çocuklarla anneleri karşılıklı “BAAYYYY…” laştılar ve evden ayrıldılar. Baba ve çocuklar, CİTROEN marka arabalarına bindiler. PIONEER marka teyplerinden güzel bir müzik dinleyerek yola koyuldular.
Baba SHELL’den arabanın deposunu full’ledi ve çocuklara da birer tane ALPELLA çikolata aldı. “Yiyin bakalım zihniniz açılsın” dedi. Fransız kolejine giden çocuk “MERSİ” dedi, İngiliz Lisesine giden ise “THANK YOU” dedi, neşeyle yola düştüler.
Her iki çocuğu da okullarına bırakan baba, hemen ZİPPO çakmağını çıkarıp PARLIAMENT sigarasını yakıp dumanını dolu dolu üfledi. Daha bir keyiflendi ve ACER laptopundan CNN ve FOX kanallarından ilk NEWS haberlerine baktı.
Dolar düşmüş, EURO çakılmıştı. “Vay anasını” dedi. İyi ki QNB Bank’tan DOW JONS Borsasına aktarmıştı parasını ve o da iyi kazandırmıştı doğrusu. “Oh my Good” dedi.”Akıllı adamım doğrusu”
İşe geldi ve hemen kendine bir CAPUCCİNO söyledi. NEW YORK TİMES ve THE TELEGRAPH gazetelerinden gündemi takip etti. LİZİNG piyasasına baktı, MORTGATE kredilerini takip etti ve arada bir CASİO saatinden vaktin nasıl geçtiğine baktı.
Öğlen arasında KENTUCK FREED CHİCKEN’den tavuk yedi ve bol köpüklü STAR BRUCK kahvesini yudumladı. O arada telefonuna gelen mesaja baktı. Eşi FACEBOOK’tan mesaj yazmış ve akşam gelirken COLGATE çamaşır ilacı ile PİZZA HOT’tan pizza getirmesini istemişti. Eh yanına COCA COLA da alırdı artık. Eşek değildi ya.
İşteki OFİS’inden çıkmadan TWİTTER’ine göz attı, beğendiklerini FOLLOW yaptı. Bazılarına SMİLE bıraktı ve işten çıkıp CARFURSA dan alışveriş yaptı. Çocukları okuldan almaya gitti.
Çocuklarla birlikte bu hafta sonu gidebileceği filmlere baktılar. CİNEMAX’ta güzel bir film vardı. Ailecek gider, MC DONALD’tan hamburger yer, POP CORN alır güzel bir hafta sonu geçirirlerdi.
Neşe ile evlerine vardılar. Anneleri onları “Goodnight” diye karşıladı. Yan komşu ile karşılaşıp, “Heeyyy..dostum, nasıl gidiyor hayat. İşte ne olsun koşturmaca kanka. Sende ne var ne yok? Bende de kahrolası bir ACTİON be moruk” diyerek samimiyetlerini ilerlettiler. İlk fırsatta beraber “Ortamlara akmaca” sözü verip ayrıldılar.
Ev sıcaktı doğrusu SİEMENS marka kombi güzel ısıtıyordu maşallah. ADİDAS eşofmanlarını giyip BODY SPREYİNİ sıkıp rahatladı. TOSHİBA televizyonu açıp DALLAS-BOSTON CELTİKs maçına bakmaya başladı. Hatta WİNNER COM adresine girip internetten bahis bile oynadı. Zaten b..k gibi parası vardı ama, fazla mal göz çıkarmazdı. “Öyle değil mi BEYBİ” dedi karısına. “Ohh yeaaa..” diye cevap verdi karısı. Arada haberlere baktı. Memlekette yine cinayet, tecavüz, taciz, yolsuzluk falan vardı. İlgilenmedi pek fazla.
Ama unuttukları çok önemli bir şey vardı. Bugün 31 Aralık’tı. Yılbaşıydı yani. Ama o yılbaşına karşıydı. Hristiyan adetini niye kutlasın”dı. Müslüman memleketinde gavur adeti de neydi yani.
Hemen telefonundan WATSAPP’ını açtı ve tüm ONLİNE arkadaşları ile CHAT yaparak bu kötü adeti lanetledi, sakın ola Hristiyan, kapitalist, yabancı sömürüsüne, yabancı sermayesine geçit vermemeleri için uyardı. PEDER’e bile mesaj atıp “Sakın haaa…” diye uyarmıştı babasını da. Burası Müslüman memleketiydi, gavurluğun lüzumu yoktu. “RELAKS hayatım” dedi karısı. Sakinleşti ve LİGHT bir ACE TEA açıp PLAY STATİON oynayarak rahatlamaya çalıştı. Memleket ne olmuştu öyle, “oha falan oldu” dumura uğramıştı doğrusu. Hemen bir Türk Bayrağı buldu ve SELFİE çekinip, İSNTAGRAM’ına koydu. Milli ve maneviyatına CHEK-UP yaptırmıştı çok şükür.
SAYGILARIMLA
HAFTANIN SÖZÜ; Karınca Ağustos böceğine sorar; “Sen niye çalışmıyorsun?” Ağustos Böceği cevap verir; “Ben Suriye nüfusuna kayıtlıyım, bana Türk Devleti bakıyor.”