Gazetemiz, belediye ile biraz ters düşünce, herkes bir beklenti içine girdi. Bazıları istiyor ki, Haymana Gazetesi her hafta açsın ağzını, yumsun gözünü versin veriştirsin. Uzaktan kabak çekirdeği çitleyerek, sürtüşmeyi seyredenlerde biraz hayal kırıklığına uğrattıysak özür dileriz(!)
Bir defa gazetemiz, her hafta olduğu gibi o hafta da yine asli görevini yapmıştır ve yapmaya da devam edecektir. “Lan bunlar yürek yemiş, herkese verip veriştiriyorlar” yaklaşımı ile gaz verenlerin de sonuna kadar farkındayız. Yaptığımız sadece haberdir, ne bir eksik, ne de bir fazla. Başkaları ne düşünür, birileri ne der, bizi zerre ilgilendirmez, âlakadar etmez, umrumuzda da olmaz.
Bizim çizgimiz, yayın anlayışımız, misyonumuz ve vizyonumuz aleni ortadadır. Birileri istedi diye, prensiplerimizden taviz vermek gibi bir ucuzluk bekleyen varsa, daha çok bekler. Biz herhangi bir kurumun çalışmalarını kendi perspektifimizden yetersiz görmüş olabiliriz. Bir başkası tam tersine düşünerek, gayet olumlu bakarak, memnun olabilir. Her göz kendi şahsına münhasır bakar.
Biz istiyoruz ki; ilçemiz daha yaşanılır bir şehir olsun. Azınlığın değil, herkesin mutlu olmasında sonuna kadar da tarafız, aman karıştırmayın. Burada bize düşen görev, yapılmayanları dile getirmek, yapılanların eksik yönlerini görmek, daha fazlasını istemek, başka yerlere giden hizmetlerin de aynısını hatta daha fazlasını ummaktır. Sizce Haymana bunları hak etmiyor mu?
Eğer cevabınız “hak ediyor” ise, demek ki hepimiz aynı saftayız, ortak kaygı içerisindeyiz. O zaman ortak hareket etmekle de mükellefiz. Bir tepki olacaksa, bunu sadece Haymana Gazetesi’nden beklemek yerine ortak tavır alarak, aynı şekilde takdir ve tebrik edilecekse de yine topyekün hareket etmemiz gerekir.
Haymana’nın tek basını olmak bazen tüm oklara da hedef olmak demektir. İnsanlar suskunluğunu bize bozuyorsa, dertlerini bizimle paylaşıyorsa, sesi, gözü, kulağı olmamızı istiyorlarsa, elbette bu bizim boynumuzun borcudur. Ancak vurup kaçmak, mesnetsiz iddialarda bulunmak ve sırf tiraj kaygısıyla sürekli yapılanlara at gözlüğü takarak bakmak, sürekli “eleştiri olsunda nasıl olursa olsun” mantığı bizim felsefemiz olmadı, olamazda.
Yıllardır arada gezenlerin, laf taşıyanların, dedikodu yapanların, kaostan beslenenlerin, bir o yandan bir bu yandan olanların, çıkarcıların, küçük düşünenlerin ve bencillerin çilesini hep beraber çektik.
Belediye Başkanının yanına gidip, sırf yalakalık yapıp, yaranmak için gazetemizin sırtına basanlar, “Bu gazete sizden ne istiyor, niye böyle yazıyor, burasını bilerek şöyle yapmış, şurada sana şunları söylemiş” gibi mesnetsiz ve kifayesiz cümleler kurmaları, aslında o insanların ne kadar kişiliksiz ve karektersiz olduklarını gösterir.
Bunların söyledikleri kayadan toz götürür, bize bir zararı olmaz kendi kişilik bozukluklarını yansıtırlar.
Bugün bir şeyler yapılıyorsa biz en öndeyiz, yarın yapılacaksa önünü açmak boynumuzun borcu, ileride ilçemiz lehine olan düşüncelere de kapımızı ve sayfalarımız sonuna kadar açık.
Ancak görevin hizmet diye lanse edilmesi, olmayanların olmuş gibi gösterilmesi, umut tacirliğine soyunuluyorsa, dünde yazdık, bugün de yazıyoruz, yarında yazmaya ve eleştirmeye devam edeceğiz. Ama her hafta bizden muhalefet gibi hareket etmemizi, sürekli bir şeyleri ısıtıp halkın önüne koymayı, karamsar bir zihniyetle , kör ve taraflı bakarak sürekli eleştiri yağmuru yağdırmamızı beklemeyin bir zahmet. Beklentiniz buysa birazda muhalefet partilerinden bekleyin, STÖ’lerden umun, ileri gelenlerden talep edin. Haymana Gazetesi olarak bizler durmamız gereken yeri, yazmamız gerekenleri, zaten biliyoruz.
Kapımız ve köşemiz her görüşe açıktır, her bakış açısı bizim için değer, yazan da değerlidir. Serkan Hakbilir bizzat bizi, kendi gazetemizde eleştirdiyse, bizim için “taraf, yandaş vs” diyenlere kapak olsun. Bizim şapkamızı önümüze koyup düşünmek, kendi içimizde haberleri, yorumları ve yazıları analiz edip en doğruyu bulmak ve halk’a en saf halini aksettirmek gibi (bizce) olumlu bir tarafımız var. Haymana Gazetesi çizgisinden sapmayacak, prensiplerinden taviz vermeyecek, objektif olmaya, tarafsız olmaya, halkın tarafını tutmaya, ilçe menfaatlerini gözetmeye, yayın hayatında varolduğu sürece devam edecektir evelallah.
HAFTANIN SÖZÜ: Maaşın ne kadar olursa olsun, naaşına bir pamuk yeter.
HAFTANIN HABERİ: Evlendirme programlarına katılıp kısmetini arayan 145 kiloluk C.D’ye (34) celeplik yapan M.S (42) talip olduğunu açıkladı.