HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

Hassstasıyız dedee... (1)

04/03/2016
  “Haymana göç veriyor, nüfus eriyor” dedik.
   “Esnaf dizini dövüyor, yanıyor yakılıyor” dedik
   “Köyler boşalıyor, tarım kör topal ilerliyor” dedik
    “Hizmetler yeterli değil, daha fazlası lazım” dedik
   İsyanın kitabını yazdık, sokranmanın haritasını çizdik, karamsarlığın dibine vurduk, sonuçta “Yavrusunu kartal kapmış Fatma Girik” gibi perişan kala kaldık.
   Peki yapılması gerekenler neler? “Araba çöktükten sonra yol gösteren çok olur” ama henüz bir yol haritası çizen yok. Doğaçlama takılıyor, “yüreğimizin götürdüğü yere gitmeye” devam ediyoruz.
    Bu insanlar Haymana’yı neden terk ediyorlar? Burada bulamayıp, başka yerde buldukları neler?  Osmanlı’nın son dönemi gibi “Hasta Adam” yakıştırması yapılıyor. Peki bu hastalık ne, çaresi, tedavisi nasıl olacak? Hasta adam komada, ama birçoğumuz “Hasstasıyız dedee...” kafasında.
    Elbette en başa kondurulacak mesele; işsizlik.
    Haymana da ciddi derecede işsizlik sorunu var. Bunu belediye dönem dönem işe almalarla çözmeye çalışıyor. En sakat meselelerden birisi bu. Kuru ekmeğe bir yerde ister istemez siyaset karışıyor. Belediyede istihdam edilen her şahıs, ardından tartışmaları da getiriyor. “Kendi adamıydı işe aldı” veya; “Lan o kadar koşturduk, seçimi kazansın diye çalıştık, bize dirsek çevirdi, başkasını aldı”. gibi. Her işe alımlarda üç aşağı beş yukarı konuşulanlar bunlar.
    Herkes kendi penceresine göre, bakış açısına göre, anlayışına göre haklı. Haksız kim? Yine biziz aslında. Bu düzeni biz getirdik çünkü. Bir adaya oy verme kriterimiz, koşturmalarımız, dizinin dibinden ayrılmamalarımız, “ne dersen haklısın” diye yerlere kadar eğilmelerimiz hep; “Oğlumu, kızımı,  görümcemi, kayınçomu,  dünürümü, torunumu, tosunumu işe al” demek için değil mi? “Ben sülalemi kurtarayım, başkaları taş yesin”, mantığı hepimizin pembe hayallerini süslemiyor mu? İğneyi kendimize batıramadıktan sonra, çuvaldızın alayını sağa sola saplamanın dayanılmaz hafifiğinde boğulmuyormuyuz?
   Belediyelerde sağolsunlar bizi hiç ters köşeye yatırmıyorlar. 40 yaşındayım, emzikle haşır neşir olduğum, kısa donlu gezdiğim senelerimi saymazsak,  Haymana’daki  Belediye anlayışının 30 senesini az çok bilirim. Hep aynı düzen, hep aynı anlayış. Önce işe adam alınır, sonra o adama göre iş bulunur. 
   Daha sonra o işe alınan adam işini beğenmez, “masa başı” iş ister, bunun için bastırır, bu uğurda kendine yeni torpil stratejileri geliştirir, taa ki ense yapacağı, yağ ile bal ile besleneceği bir masa başı işi bulana kadar. “Lan benim eğitimim ne, benim kıvırabileceğim iş bu mu, veya ben bu işte yeteneklimiyim?” diye asla düşünmez. “Feriştahını yaparım, bu iş için biçilmiş kaftanım, benden daha iyisini mi bulacaklar” diye kendi kendine verdiği gazla, kendini de inandırır, etrafınıda fişekler, gerekirse çemkirir, hatta sülalesindeki oy potansiyelini koz olarak sahaya sürüp, bir sonraki seçimlerde tehdit unsuru olarak kullanır. 
   Hakikaten sülalesi arkalıysa ve dediği gibi dişe dokunur bir oy potansiyeli varsa, masa başı işi de kapar, en havalı yere de atanır, en karizmatik pozisyonda da yer alır. Ezber bozan bir belediye iş ve işçi dağıtım anlayışı henüz zuhur etmedi,  şimdiye kadar. Hep Haymana Belediyesindeki sistemin bu olduğuna hepimiz ikna olduk veya olmak zorunda kaldık. Aksi bir durum olupta dumura uğramak bizim fıtratımıza daha yazılmadı. 
   Gayet geniş ve çetrefilli konular bunlar, uzayıp gider. Aklımızı alacak, gündemi değiştirecek başka mevzular olmadığı sürece,  masaya yatırmaya devam edeceğim. Bu hafta inceden bir giriş yapalım,  adını da koyalım çağırması da kolay olsun dedik. 
HAFTANIN SÖZÜ: İçi boş çuval, dik durmaz.
HAFTANIN HABERİ: Gazetemizde okuduğu korku hikayelerinden sonra geceleri evde  uyuyamayan S.B (40), hikayelerin yazarı Yavuz Çifçi’ye 4 kutu uyku hapı için manevi tazminat davası açtı.
SAYGILARIMLA
 
"Hassstasıyız dedee... (1)" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
caremi???

Yazini ilgiyle takip ediyorum.bundan dolayida boyle konulara degindiginiz icin size tesekkur ediyorum.haymananin yani basinda 80 bin nufuslu polatli var.5 milyon Ankara var 82 pare koyu var.1.care=haymanin iyi bir reklama ihtiyaci var.2.care haymana Ankara arasi haymana polatli arasi 24 saat ulasim sart.3.care= yeni bir borsa acilmasi lazim.tavugundan etinden yumurtasindan dometesi biberinden yani adan zye koylunun yetistiripte satabilecegi bir borsa sart.4.carede biran once dogal gazin getirilmesi.

ertugrul  
3/Mart/2016 03:31:46
HAYMANA

SAYIN YAZAR HAYMANA NA İLE İLĞÎLİ CESUR VE MANİDAR YAZILARINIZI OKUYORUM ANLAMADIОIM HAYMANA KONUŞUYOR DİYE ROPORTAJLAR YAPILIYOR NE İLçE BAŞKANI NE BELEDİYE BAŞKANINDA TIK YOK BüYüK ŞEHİR YETERLİ çALIŞMASADA EN AZINDAN TEKER DöNüYOR ONCA HAYMANALI SORUNLARI DİLE GETİRDİ BUNLARI KALE ALACAK BİR BABAYİĞÎT çIKMADI BENCE SİZDE KENDİNİZİ YORMAYIN HAYMANADA SİZDEN 1 VEYA 2 TANE VAR SİZİ DE KAYBETMEYELİM SAYGILAR

HAYMANALI  
5/Mart/2016 18:43:30
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ