Muhtarlar en sonunda kazan kaldırdı. Bu isyan “İstemezzük” değil, “istediklerimizi alamadık” isyanıydı. Peki muhtarlar haklı mı?
Cuma günü Kırsal Kalkınma Başkanı ve İlçe Tarım Müdürü, Muhtarları topladılar. Hizmetlerini anlatmak için. Muhtarlar protesto ettikleri için birçoğu katılmadı, katılanlar da istedikleri cevapları alamayınca salonu terk etti.
Haymana yıllardır mezbaha istiyor. Nerdeyse son 20 yıla damga vurdu bu mezbaha işi. Her gelen “Aha yaptık, aha yapıyoruz” dedi. Sonuç; “Elde var sıfır”
Muhtarlar kalktı; “Mezbaha istiyoruz” dedi.
Kırsal Kalkınma Başkanı “Mezbahayı Konya Yoluna yapacağız “ dedi.
Muhtarlar el kaldırdı, “köylere selektör istiyoruz” dedi.
Kırsal Kalkınma Başkanı “Olsa dükkan sizin ama veremeyiz, seneye kısmet olursa tohum eleme yeri yaparız” dedi.
Muhtarın birisi kalktı; “Sulama teşkilatı ne olacak?” dedi.
Kırsal Kalkınma Başkanı; “Su vardı da biz mi içtik” dedi.
Muhtarlar “damızlık boğa lazım” dedi.
Kırsal Kalkınma Başkanı; “Nerdee…” dedi. Bir anlamda “inek dağa kaçtı”ya getirdi. Ardından Ayaş’a, Beypazarı’na yaptıkları yatırımlardan söz etti. “Oralara yatırım yaptık” dedi, “sizin buralara çalı diktik, koyunlar geçerken yünleri takılacak….” Gerisini bildiğiniz “Nasrettin Hoca fıkrası” anlattı.
Hadi bakalım, haksız mı şimdi muhtarlar? İnsanın aklına hep şu meşhur söylem geliyor; “Ne istediniz de vermedik?”. Valla öyle, muhtarlar neler istemişte vermemişler? Ayıp bu muhtarlarında yaptığı, insan böyle küçük şeylere küser mi(!)?
Yaklaşık 15 yılım köy yolarında geçti. Son 2 yıla varıncaya kadar kötü köy yolu görmedim. Bir hafta önce yamanmış yol, iki gün sonra tanınmayacak halde berbat olmuş. Sorumlu kim? Fen İşleri! Yollar tanınmayacak halde ise, yol bakımı istemekte haksız mı muhtar? Diyebilir ki Büyükşehir; “Her yere yetişemiyoruz” O zaman Büyükşehir sınırlarını büyütmeyecektin aga. Biz kendi yağımızla kavrulurken, yollar karayollarında iken mesut ve de bahtiyardık, kırmızı mumlu davetiye ile mi çağırdık sizi. Siz dediniz; “Artık size her yer Angara, Kızılay’da ne varsa en ücra köyde de olacak” diye.
Muhtarlar yalnız değil, arkalarında oy aldıkları köylüleri, seçmenleri var. Büyük siyasiler nasıl seçmenlerinden sorumlu iseler, muhtarlar da seçmenlerinden sorumlular ve onların dertlerini çözmek, hizmeti köylerine getirmek için çabalıyorlar.
Biz daha Emirlerin su sorununu çözemezken, elalem Mars’ta su buluyor ise, gün gelir köylü seçimde iki mars bir düz eder, sandığı koltuğunun altına kıstırıverir...
HAFTANIN SÖZÜ; Ana sütüyle adam olamayan, inek sütüyle ancak öküz olur.
HAFTANIN HABERİ; “Bekarlık Sultanlıktır” diyerek bunca senedir evlenmeyen E.D (39) en sonunda isyan etti; “Lan siz don yıkayan Sultan nerde gördünüz, everin beni...”
SAYGILARIMLA