
Mahrumiyet ve mahcubiyet gibi kavramların aktif rol oynayarak zuhur ettiği ilçemizde tam anlamıyla gelişmişliği elde edememiş olmak gelecek adına umutların yeşermekle kurumak arasında yol izlemesine sebebiyet vermektedir. İlçenin imkân ve estetik alanlarının çeşitlenmesi umudun yeşermesine sebep olur iken imkânların kısıtlı, estetik güzelliklerin ise tamamlanamamış olması umutların kurumasına neden oluyor.
Dürüst olmak gerekirse ilçemizde değişim ve gelişim rüzgârı hissedilir şekilde var. Lakin değişim ve gelişime uyum sağlama noktasında sanırsam problemlerimiz mevcut. Bir anda her şeyin değişmesini bekliyoruz. Kimileri uyandığında başka bir hayata gözlerini açmayı arzu ediyor. Ancak bu beklentiler ve arzular hayatın doğasına aykırıdır. Bir anda değişimi beklemekten ziyade adım adım ilerleyen değişim sürecine destek vererek süreci hızlandırma noktasında katkıda bulunabiliriz. Zaten gelecek adına sağlam temeller atmak istiyor isek adım adım ilerlemek durumundayız. Aklımızın erdiği günden beri ilçemizin adeta mahrumiyet bölgesi olduğunun bilincindeyiz. Bu mahrumiyete son vermek adına birlikle üretmek zorundayız. Üretimi sadece el emeği olarak düşünmemek gerekir. Herhangi birimizin zihinsel tasarıları da bir üretimdir. Belki de içimizden birilerinin düşüncelerinin etkisiyle bu ilçe ihya olacaktır.
Gelişimin ve değişimin zihinlerden çıktığı mistik bir şey değil ki, apaçık ortada olan bir şey. Gelişimin muhtevası zaten zihinsel üretimdir. Zihinsel tasarıların eyleme dökülebilmesi içinde öncelikle dışarıya çıkarılması gerekir. Kendi başınıza veya kahvehane köşelerinde birkaç kişiyle üzerinde düşündüğünüz tasarıların memlekete herhangi bir faydası yok.
Sosyal medya üzerinden ara sıra memlekete dair düşüncelerini yazanları gözlemlemekteyim. Gerek sosyal medya aracılığıyla gerekse idarecilerimizle yapılan istişarelerde memlekete dair düşüncelerimizi haykırmamız gerekiyor. Mümkün olduğunca hepimizin bu eyleme katılması ilçemizin geleceğinin adına fayda sağlayacaktır. Gelişim ve değişim rüzgârına özellikle düşüncelerimizle destek vermek zorundayız. Bizler destek verelim ki ilçemizin mahrumiyet durumu son bulsun. Bizler destek verelim ki yöneticilerimiz vermiş olduğu sözleri yerine getiremeyecek duruma düşüp mahcubiyet yaşamasınlar.
Mahrumiyet ve mahcubiyet arasında kalmış tüm durumları ortadan kaldıralım. Sürekli kurtarıcı beklemekten vazgeçelim. Kurtarıcı kim diye sorarsanız. Kurtarıcı; düşünceleri zihninin derinliklerine hapsolmuş bizleriz. Bir anda gelişim ve değişim hayali kurmaktan uzak kalalım. Adım adım ilerlemenin doğru olduğu düşüncesini zihnimize kazıyalım. Ortada düşünülmüş ama tamamlanamamış bir eser var ise tamamlanması için el birliğiyle mücadele edelim.
Unutmamak gerekir ki kaderine terk edilmiş bu memleket bizim.
Kıralım tüm zincirleri, çıkalım artık bu kabuktan, inşa edelim yarınları…