
Değerli Haymana Gazetesi okurları, bu haftaki köşe yazımızın konusu Yurt Dışına Çıkış Yasağı olacaktır.
Yurt dışına çıkış yasağı adli kontrolün görünümlerinden biridir. Adli kontrol 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 109 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kimi durumlarda tutuklama sebeplerinin var olmasına rağmen adli kontrol kararı verilebilmektedir. Bunun yanında tutuklamanın yasak olması hallerinde de adli kontrol uygulanabilmektedir.Adli kontrol ve dolayısıyla yurt dışı çıkış yasağı her ne kadar tutuklamaya alternatif olarak daha ölçülü ve kişi lehine olarak görünse de kimi durumlarda adli kontrol kararları da haksız olarak verilebilmektedir. Kimi durumda bu yasak çok uzun sürebilmekte ve hak kayıpları doğurabilmektedir. Böyle durumlarda kişiler gerekli hukuki prosedürü takip ederek itiraz yolu ile hak arama süreçlerini başlatabilirler.
Yurt dışına çıkış yasağı ile şüpheli veya sanığın kaçmasının engellenmesi yani olası bir durumda yakalanma ihtimalinin ortadan kalkmamasına yönelik bir tedbirdir. Yurt dışına çıkma yasağı tutuklama kadar olmasa da hürriyeti sınırlayıcı ve seyahat özgürlüğüne muhalif bir niteliği haiz olması dolayısıyla sadece cezai soruşturma kapsamında verilebilecek bir karardır. Ceza yargılaması süreçleri dışında herhangi bir durumda verilmesi halinde hukuka aykırılık oluşur.Yurt dışına çıkış yasağı emniyet müdürlüklerinde yada havalimanında gümrük kapısında sorgulanarak öğrenilebilir. Ceza Muhakemesi Kanununun adli kontrol hükümlerinden 111. maddede adli kontrol kararına itiraz düzenlenmiştir. Bu hükme dayanarak yurt dışına çıkış yasağı kararına itiraz etmek mümkündür. Hükme göre, şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının da görüşü alınarak hakim veya mahkeme itiraz kararını değerlendirir.
Uygulamada adli kontrole ilişkin soruşturma aşamasında sulh ceza hakiminin kovuşturma aşamasında yargılamayı yapan mahkemenin verdiği karara karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli veya sanığın kendisi, eşi, yasal temsilcisi, müdafii veya katılan itiraz edebilmektedir.Yani yurt dışına çıkış yasağı kararına bu kapsamda belirtilen kişilerin itiraz etmeleri mümkündür. Bunun yanında Cumhuriyet savcısının kovuşturma sürecinin her aşamasında sanık lehine karara itiraz ettiği de görülmektedir.
Yurt dışı çıkış yasağı kararının kaldırılması için başvuru yapılacak merciye bir takım gerekçeler de sunulmak zorundadır. Böyle bir durumda yapılması gereken bu sebepleri kesinlikle gerekçeli olarak dilekçeye delilleri ile birlikte ekleyerek kaldırma talep edilmesidir. Buradaki haklı nedenler sınırlı sayıda değildir. Somut olayın özelliğine göre ilgili merci değerlendirmesini yapar.
Soruşturma aşaması Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi üzerine yargılama başlatılmadan sona erer. Bu durumda sulh ceza hakimliği tarafından verilen yurt dışına çıkış yasağı kararı kendiliğinden sona erecektir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere kovuşturma aşamasında sanığın veya diğer ilgililerin talebi üzerine mahkemece bu karar kaldırılabilmektedir. Bunlar sanık veya şüpheli lehine durumun değişmesi halidir. Yurt dışına çıkış yasağı bazı durumlarda geçici süre ile de kaldırılabilecektir.Çıkış yasağı kaldırılan kişinin eğer başka bir tedbir kararı verilmişse bu tedbirine aykırı davranmayacak şekilde yurda giriş çıkış yapması mümkündür.
İletişim : 0553 827 07 30