
Değerli Haymana Gazetesi okurları, bu haftaki köşe yazımızın konusu Ecrimisil diğer adıyla haksız işgal tazminatı olacaktır. Haymana ve çevresinde özellikle çok yaygın olan bu dava türünü sizlere bu yazımda anlatmış ve açıklamış olacağım.
Ecrimisil diğer adıyla haksız işgal tazminatı, bir maldan kullanma yararlanma hakkı olmayan kişinin bu malı kullanması halinde malın sahibine ödemek zorunda kaldığı/kalacağı tazminat bedelidir. Ecrimisil tazminatına hükmedilebilmesi için de belirli şartların varlığı aranmaktadır. Bu şartları sayacak olursak; Haksız İşgal Olması, İşgalcinin Kötü niyetli Olması, Zarar ve Zarar ile Haksız İşgal arasında İlliyet Bağının bulunması gerekmektedir. Tüm bu şartlar haricinde işgalcinin kusurlu olması gerekmemektedir. Haksız işgal, sadece bir kişiye ait bir malın kullanılmasından kaynaklanabileceği gibi birden fazla kişiye ait malın izinsiz kullanılmasından da kaynaklanabilecektir. Bir mala birlikte malik olan ortakların paydaşların, diğer ortak veya paydaşlardan ecrimisil talebinde bulunabilmesi için intifadan men şartı aranmaktadır.
Türk Medeni Kanunu madde 995’te bu durum açıklandığı üzere; ecrimisil diğer adıyla haksız işgal tazminatı, taşınır veya taşınmaz malın tasarrufta bulunma hak ve yetkisine sahip olmayan bir kişi tarafından, sahibinin rızası dışında kullanılması neticesinde doğan tazminat olarak açıklanmıştır. Yani diğer bir anlatımla da; ecrimisil bir mala sahip olmamasına rağmen, o malı kullanan veya faydalanan kişinin belli şartlar oluşması halinde malın sahibine ödemekle yükümlü olduğu bedeli ifade etmektedir.
Ecrimisil talep edilebilmesi için, mal sahibinin rızası dışında gerçekleştirilen haksız kullanım, kötü niyetli bir kişi tarafından yapılması gerektiğinden bahsetmiştik. Ancak haksız işgali yapan kişi burada iyi niyetliyse ecrimisil talep etmekten söz edilemeyecektir. İşgalcinin, malın haksız olarak kullandığını bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması durumunda kötü niyetten bahsedilemeyecektir. Diğer bir anlatımla, söz konusu işgalcinin kötü niyetli kabul edilebilmesi için malı haksız olarak kullandığını bilmesi veya bilebilecek bir durumun olması gerekmektedir.
Haksız işgal edilen malın paylı mülkiyete konu olması ve işgalcinin paydaş olmaması halinde her paydaş sadece kendi payı oranında ecrimisil tazminatı talep edebilecektir. Ancak haksız işgal edilen malın elbirliği ile mülkiyete konu olması ve işgalcinin ortak olmaması halinde ancak tüm ortaklar birlikte ecrimisil talep edebilir. Yani diğer bir deyişle, elbirliği ile mülkiyete konu malda ortak tek başına ecrimisil tazminatı talep edemeyecektir.
Ecrimisil davalarında tanık, keşif, bilirkişi gibi delillere dayanılabilmektedir. Özellikle de ecrimisil tutarının tespiti noktasında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olmaktadır. Haksız işgal tazminatı talebine bağlı olarak açılacak olan ecrimisil tazminatı davaları 5 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi tutulmaktadır. Ecrimisil tazminatı her ne kadar bir haksız fiil olarak tanımlanmış olsa da, Yargıtay içtihat ve uygulamaları ile işbu taşınmazın tabi olduğu zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki genel dava zamanaşımı süresinden farklı olarak 5 yıl ile sınırlandırılmıştır.
Ecrimisil davalarında görevli olan mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ecrimisil davası, taşınmazın aynına ilişkin bir dava türü olmadığından dolayı, davalının yerleşim yeri olan Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olmaktadır. Ancak burada müdahalenin meni davası ile ecrimisil birlikte talep edilmişse, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olmaktadır.