HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Seyfullah YÜCEL

NASRETTİN HOCA ve FİL HİKAYESİ

27-06-2025

Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Sizlere bu haftaki yazımda geçmiş zamanlarda yaşandığı iddia edilen bir hikâyeyi  “Nasrettin Hoca ve Fil” adlı kıssadan hisseyi anlatacağım. Bu kıssadan hisseyi buyurun okuyalım.
Yaşadıkları zamanlar ne kadar da birbirine uymasa da Timur Han ile Hoca Nasreddin arasında geçtiği söylenen bir fil hikâyesi var. Malum o dönemlerde filler savaşlarda kullanılan muharebe hayvanlarındandı. Timur Han, Anadolu'ya sefere gelirken ordusunda filler de vardı. Hikâye bu ya Hakan, Akşehir yakınlarında otağını kurduğunda, bir erkek fili de Akşehirlilere emanet etmiş, "bunu" demiş, "yedireceksiniz, içireceksiniz. Hayvanımın başına bir şey gelirse sizi toptan bitiririm ona göre!"
Fil tabii bu, doymak bilmez. Mütevazı insanlar, ellerindekini avuçlarındakini yediriyor ama nafile. Ne varsa götürüyor, bağ bahçe tanımıyor, önüne gelen yeri çiğneyip talan ediyor. Akşehirliler, fili beslemek için ambarda, kilerde ne varsa tüketmişler, aç açıkta kalmışlar. Bakmışlar böyle olmayacak, gitmişler Nasreddin Hoca'ya yalvarmışlar yakarmışlar. "Hocam" demişler, "Biz perişan olduk. Hünkâr seni dinler, bir konuş Allah'ını seversen, şu fil belasını başımızdan alsın.” Hoca şöyle bir bakmış Akşehirlilere. Hallerine acımış.
- Ey ahali o zaman toparlanın, hep birlikte gidelim, derdimizi birlikte anlatalım.
"Aman hocam ne arif bir insansın" demişler. Hoca önde, Akşehirliler arkada, huzura çıkmak için yola düşmüşler. Otağın kapısına gelindiğinde Hoca içeri girmiş. Hakan şatafatlı bir tahta oturuyormuş. Hoca "Elçiye zeval olmaz efendim" diye başlamış. Timur Han hocayı, zekâsını severmiş. Buyur etmiş.
Hoca Nasreddin de "Bütün Akşehirliler hep birlikte düşünmüşler taşınmışlar beni sözcü seçmişler" diye başlamış. Timur, "Hangi Akşehirliler?" diye kesmiş. Bizimki, "kapıdalar efendim" demiş. -Getir bakayım, onları da göreyim.
Hoca gidip kapıya bakmış ki in cin top oynuyor! Millet son anda ne olur ne olmaz diyerek kaçmış ve hocayı yalnız bırakmış. Halkın temsilcisi olarak huzura çıkan fakat arkasındaki halk olmayınca Hoca düşünmüş, tekrar içeri girip huzura çıkmış. Timur, bıyık altından sormuş:
- N'aber Hoca, nedir durumlar? Etrafındaki danışmanlarında da bir kıkırdama olmuş tabii...
"Hünkârım" demiş Nasreddin, "Şunu diyecektim aslında. Akşehirli sizin fili bir sevdi bir sevdi. Ne sempatik hayvan. Şirin mi şirin, tatlı mı tatlı. Adeta âşık oldular kendisine. Neşe geldi vallahi köye. Millet fil diyor, başka bir şey demiyor. Şiirler düzüyor, türküler yakıyor. Ancak herkes hayvancağızın yalnızlığına üzülüp duruyor. Eşi yok, ailesi yok. Öyle mahzun, tek başına, yazık. Ferman buyursanız da yanına bir de dişi fil getirseler. Biz de filimizin mürüvvetini görsek. Mutlu yaşasak.”
Timur, bir kahkaha atmış. - Çok yaşa sen be ya. Ben bunu nasıl düşünemedim. Var git ver müjdeyi. Gönderiyorum diğer fili. Hoca, otağın kapısından çıkıp ilerleyince, çalının çırpının ardındaki tam siper kurnaz Akşehirliler etrafını sarmışlar:
- Ne oldu Hoca? Hallettin mi ferasetinle olayı? Ne zaman gidiyor fil?
Hoca kendisini huzurda yalnız bırakanlara göz gezdirmiş. "Ne gitmesi anacım, ikincisi geliyor!” diyerek iyi bir ders vermiş.
Sözün özü demem o ki; bu kıssadan hisseyle herkes kendi hayatından bir şeyler çıkarabilir…

"NASRETTİN HOCA ve FİL HİKAYESİ" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞTIR
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
06-03-2026
Kenan KALAY
06-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
06-03-2026
Umit KANCA
27-02-2026
Yavuz ÇİFÇİ