
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Sizlere bu haftaki yazımda “Gaiplik Kararı" konusunu anlatacağım. Bununla ilgili tüm detayları bu yazımda bulabileceksiniz. Türk Medeni Kanun’un 32. Maddesine göre; “ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir”.
Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılacak bir durumda olmamakla beraber ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa veya kendisinden uzun süredir haber alınamıyorsa ve böyle bir kimsenin ölmüş olması ihtimali kuvvetli ise, kanun o şahsın gaipliğine karar verilmesi ve böylece kişiliğin sona ermesine bağlanan sonuçların aynen olmasa bile, uygulanması imkânını kabul etmiştir. Gaiplik kararı verilmesi için kendisine başvurulan mahkeme gaip hakkında bilgisi olan kimseleri, belirli bir süre içinde bilgilerini mahkemeye iletmeleri için usulüne uygun olarak yapacağı ilan ile davet eder. İlan aynı zamanda kaybolan kişiye, ilan edilen süre içinde başvurmadığı takdirde kendisi hakkında gaiplik kararı verileceğini bildirmeye yarar. Hâkimin tanıyacağı bekleme süresinin birinci ilan tarihinden itibaren en az 6 aydır. Bekleme süresi içerisinde gaip olan kimse meydana çıkar veya kendisinden haber alınırsa veya gaip olan kimsenin öldüğü tarih anlaşılırsa, gaiplik talebi düşer. İlk iki halde gaiplik kararı verilmesini gerektirecek bir durum kalmadığından gaiplik talebi düşer. Sonuncu halde artık ölüme ait hükümler uygulanır.
Ortadan kaybolma kişinin yaşadığı çevreden kaybolarak hayatta olup olmadığının kesin olarak belirlenememesini ifade eder. Türk Medeni Kanunu iki halde gaiplik kararı istenebileceğini kabul etmektedir. Ölüm tehlikesi içinde kaybolma veya çoktan beri kendisinden haber alınamama. Her ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden haber alınamayan kimse için gaiplik kararı istenemez. Somut olaydaki şartlar, kaybolan kişinin ölümünü kuvvetli bir olasılık içinde göstermeli, kaybolanın hala hayatta olduğuna dair büyük kuşkular uyandırmalıdır. Ölümün kuvvetli bir olasılık içinde görülmesi şartı özellikle uzun zamandan beri kendisinden haber alınmayanlar açısından daha da önemlidir. Bir kişinin sadece bulunduğu yerin bilinmemesi gaiplik kararı istenilmesi için yeterli değildir. Diğer taraftan haber alamama belirli sebeplerle açıklanabiliyor ve bu sebepler kaybolan kişinin ölmüş olabileceğini ihtimal dâhilinde göstermiyorsa gaiplik kararı verilemez.
Ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde gaiplik kararı istenebilmesi için tehlike anından itibaren 1 yıl geçmiş olmalıdır. Tehlike bir anda gerçekleşmişse, sürenin başlangıç tarihini saptamak kolaydır. Buna karşılık tehlike durumu bir süre devam etmişse, 1 yıllık sürenin başlangıcını saptamakta tereddüt doğabilir. Uzun zamandan beri haber alınamama halinde, gaiplik kararı istenilebilmesi için son haberin üzerinden 5 yıl geçmiş olmalıdır. Son haber, kaybolanın kesin olarak sağ olduğunu belirten haberdir. Bu haber kaybolan kişinin kendisi tarafından gönderilmişse, gönderme tarihinden itibaren süre hesaplanır. Ancak bu son haberin kaybolanın kendisinin gönderdiği haber olması şart değildir. Başkalarından alınan habere dayanılan hallerde bu son tarihten itibaren süre işler.
Hayatta olup olmadığı bilinmeyen bir kimseye bir miras düşerse onun miras payı mahkeme tarafından resmen idare ettirilir. Esasen böyle bir kimsenin genel malları için bir kayyım tayin edilmek gerekir. Hayatta olup olmadığı bilinmeyen böyle bir kimsenin malları veya miras payı 10 yıldır resmen idare ediliyorsa veya böyle bir idare süresi 10 yıl bulmamakla beraber hayatta olup olmadığı bilinmediği için malları mahkeme marifetiyle idare edilen kimse yüz yaşına gelmişse, gaiplik kararı verilmesi için gerekli şartlar aranmaksızın böyle bir kimsenin gaipliğine Hazinenin talebi üzerine karar verilebilir. Bu talep hakkı yalnız Hazineye aittir. Yetkili mahkeme; gaibin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir; eğer gaip Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi ve bu kayıt yok ise anasının veya babasının nüfus siciline kayıtlı olduğu yer mahkemesidir.