
Yıllardır süregelen zaman diliminde Haymana’nın gün gün kan kaybettiğini fark etmeyen yoktur. Eskiden kan kaybı olarak nitelendirilmiş olan bu tabir bence yerini uzun zamanlardır bitkisel hayat tabirine bırakmıştır. Maalesef ilçemiz uzun sürelerdir bitkisel hayatta mücadele vermektedir. Hasta yakınları fişi çekmemek adına var olan gücüyle hastaneye baskı yaparak gün gün hayatta kalma çetelesini dolduruyorlarken hastanın anlık reaksiyonları bir anda acaba seslerini yükseltmeye başladı. Acaba hasta tekrardan ayağa kalkarak eskisinden daha güçlü aramıza dönecek miydi? Nadiren gerçekleşen bitkisel hayattan çıkma durumu gerçekleşecek miydi? Bir mucize olabilir mi?
Koç Reaksiyonu
Bitkisel hayata geçmiş olan hasta Haymana, reaksiyon ise sayın Koç’un başa gelmesiyle yaşanan tarihi değişimdir. Koç reaksiyonu yeşeren umutlara sebep olurken aynı zamanda fişi çekerek tam anlamıyla hastanın resmi olarak ölümüne de sebep olabilir. Belki de son kez yeşeren umutların, tekrar ölebilme ihtimalinin olması unutulmamalıdır. Şimdiye kadar güneş doğudan doğdu ancak yarın batıdan doğmayacağının garantisini kimse veremez. Sonuç olarak güneşin batıdan doğma ihtimali daima vardır. Dolayısıyla yeşeren umutlarla sevinirken finalde hastanın ölmesiyle ebedi bir matem havasına da bürünebiliriz. Bütün ihtimalleri daima düşünmek ve kendimizi iyi sonuçlara hazırladığımız kadar kötü sonuçlara da hazırlamalıyız. Elbette bende çoğunluğun düşündüğü gibi düşünüyorum; bu hasta o reaksiyonla masadan daha güçlü şekilde kalkacaktır. Ancak hasta masadan kalktıktan sonra ona daha iyi bakmalıyız. Ve o hastaya iyi bakarak daha güçlü olmasını sağlayacak olanda halk yani bizleriz. Güncel bilgilerle kısaca ifade edelim. Hasta Haymana, reaksiyon sayın Koç, güç ise bizleriz. Reaksiyon ve devamında mutlak gerekli olan güç hastanın en önemli enerji kaynaklarıdır. Evin köşesinde duran vazoyu bir zaman sonra fark etmemeye ve sizin için değersiz olduğunu düşünmeye başlarsınız. Ta ki o vazo kırılana kadar!
KAÇMAK MI SAVAŞMAK MI?
Günümüzde herkes daha güzel ülkelerde yaşamanın hayalini kuruyor. Fırsatını bulan insanlarımız ise soluğu o ülkelerde alıyor. Güzel ve yaşanabilir olduğunu düşündüğümüz yerlere kaçıp gitmek yerine kaçımız olduğumuz yeri güzel ve yaşanabilir hale getirmek için savaşmayı tercih etti? Elbette pek azımız savaşmaktan yana oldular. Bu iki ihtimalin yanında umursamaz takılan başka bir sınıfında varlığı göz ardı edilemez. Amaan ne olursa olsun hiç kendimi yoramam diyenlerin sayısı da az değil. Ne zamanki bizler Haymana’dan daha güzel yerlere kaçıp gitmek yerine savaşmayı tercih edersek işte o zaman bir şeyleri değiştirebiliriz. Haymana’dan kaçarken yanımızda umutlarımızı da götürüyoruz. Elbette zorunlu kaçışlarında farkında olmak gerekir. İş imkansızlığı, sağlık problemleri, eğitim vb. pek çok etken savaşmayı fazlasıyla olanaksız hale getiriyor. Yeni yönetimden en büyük beklentimiz iş sahalarının süratle ilçeye kazandırılmasıdır. Yatırımcıların Haymana’yı tercih etmelerinin detaylı analizleri yapmak zorundayız. Yatırımcıların geldiği, muazzam projelerin olduğu bir ilçede emin olun ki bu halk kaçıp gitmeyip savaşacaktır. Kaçan hemşerilerimizi yargılamak yerine onları anlamayı tercih etmeliyiz. Kaçıp giden olarak tabir ettiğim insanlarımız başka seçeneği bırakılmamış insanlarımızdır. En başta yönetim ve iş insanlarının seçenekleri çoğaltma zorunluluğu vardır. Seçeneklerin arttırılmadığı bölgelerde tek seçenek daha iyi imkanların olduğu yerlere zorunlu göçtür. Evet bizlerin çoğu savaşmaktan yanayız ancak kılıç, kalkan olmadan körü körüne savaşa gidilmez. Özellikle zamanında daha güzel yerlere göçüp giden insanlarımız bence bir kez de olsa bu durumları düşünsünler. Zamanında kendilerinin yaptığı zorunlu göçü şimdiki nesiller yapmasınlar diye imkanlar dahilince destekte bulunmalılar. Dışarıda önemli başarılara imza atmış, iyi kazançlar elde etmiş, gezmiş görmüş hemşerilerimizin önceliği memleketlerini zirveye çıkarmak olmalıdır. Tarihi çok eskilere dayanan ilçemizin sürekli amatör ligde yer alması bence can sıkıcı bir durumdan öte sorgulanması gereken derin bir meseledir. Bu değerli ilçenin yeri de hedefi de daima şampiyonlar ligi olmalıdır. Hedefimiz daima zirvelere oynamak olmalıdır.