
HALK TV yaklaşık 3 saati bulan Haymana’nın Son Kale’deki önemine bianen bir program gerçekleştirdi.
Daha göz önünde olan ve “Ana akım medya” olarak nitelendirilen bir TV yapsaydı bu işi daha çok izlenirdi. Ama olsun HALK TV’nin de özellik sosyal demokrat kesimden ciddi izleyicisi var. Güzel, anlamlı ve dolu dolu bir programdı.
Gelelim gözden kaçanlara...
Bir çocuğumuz vardı program konuğu.
İsmi Çağan Abdullah Çelik. 2024 LGS birincisi.
Nerede okuduğu soruldu Çelik’e. Gölbaşı’ndaki bir okulu söyledi Çelik.
LGS Birincisi olmuş, 500 tam puan almış... bravo. Fakat tüm bu başarısının arkasında Haymana değilde Gölbaşı var. Çocuğun tek Haymana’ya dokunan tarafı Bumsuz’lu olması.
Peki neden Haymana okullarından bir birinci çıkaramamışız? Üniversite sınavlarında nal toplayan okullarımızın da bir özetiydi aslında Çelik’in durumu.
İlçemiz eğitiminde başımızı kuma gömerek "okullarımız, eyitimimiz çok eyi" demek otobanlardaki kaçış rampasidir.
Bakın bir zamanların efsane okulu Nuri Bektaş vardı. Bugün belki oradan Türkiye birincileri çıkacaktı. Ne oldu? O okulumuzun içini boşaltıktan sonra, tamamen siyasi bir şekilde proje okulu yapılan İmam Hatip okulumuzun başarısı hani nerede? Savaşta Son Kale, eğitimde yıkık bir burç olmamızın sorumluları kim, ya da kimler. Bunları da sorgulasaydık keşke.
Program devam ederken alt yazıda Cumhurbaskanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli'nin Malazgirt Zaferi programlarına katılacağı yazıyordu. Malazgirt Zaferi elbette Türk tarihindeki en önemli dönüm noktalarından birisi ve zaferi. Lakin Haymana Kurtuluş Savaşı’nda Son Kale olmasaydı, bu topraklar düşseydi, o muhteşem Malazgirt Zaferi’nin de bir anlamı kalmayacaktı.
Devlet en üst makamları Malazgirt’e topyekün koşarken, Haymana Son Kale etkinliklerine birkaç vekilin “Geçerken Haymana’ya da uğrayalım, ayıp olmasın” tarzında katılımı bile çok şey anlatıyor aslında... Anlayana....
Bir dikkat çekici konu da biz şifalı su bakımından dünyada birinci miyiz, ikinci mi? Kah ikinciyiz, yok birinciyiz... sabahlara kadar tartış dur. Bu işe bir nokta koyalım artık.. kafalar karışık... Hem halkın, hem de bürokrasinin.
Neticede güzel bir program oldu. Türkiye tarihinde Haymana’nın rolü bir kez daha kalın bir şekilde altı çizildi. Lakin etkinlik programı hala hep ezber, sıradan, hala halk umursamaz, hala katılım her geçen yıl düşüyor, düşecek.
Halkın kafasındaki tek soru “Acaba bu sene hangi ünlü şarkıcı gelecek?”te. Savaştaki ehemmiyetimiz hem devlet nazarında, hem halk nazarında çok hafif. Bu özgül ağırlığı galiba bu yıl da hissedemeyeceğiz.
Darısı önümüzdeki yıllara diyelim. “Önümüzdeki maçlara bakacağız” diyen bir futbol terimi gibi Haymana’da Son Kale etkinlikleri.
Her anlamda bir sıçrama yapmamız gerekiyor. Ama ya semirmişiz yerimizden kalkamıyoruz, ya da ruh fakirliğinden kıpırdayacak halimiz, dermanımız yok.
Son Kale’de bugün için değişen bir şey yok kısacası. Umudumuz bir başka bahara, yarınlara.... Bugüne kadar hep gazla çalıştık, artık benzine geçelim mi?....