
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Bu haftaki köşe yazımızın konusu “Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu” olacaktır. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, suç işlendiğini bilerek veya bunu açıkça göz ardı ederek, suç eşyasını satın almak, kabul etmek veya elde etmek olarak tanımlanır.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu, suçtan elde edilen gelirin veya suçla ilgili diğer kazanımların aklanmasına ve suçluların kaçırılan malların geri kazanılmasından kaçınmasına yardımcı olmak için sıklıkla işlenir. Bu suç, suça yardım etme veya suçun işlenmesine ortak olma suçlarından biri olarak kabul edilir ve suçun ciddiyetine bağlı olarak cezalandırılabilir.
Suç işleyerek kazanç elde edilmesinin kabul edilemez olduğu ve bu sebeple suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin tedavül edemeyeceği belirtilmektedir. TCK m. 165’in suç eşyasının alınması veya kabul edilmesini suç olarak düzenlemesinin nedeni, sadece malvarlığını değil, aynı zamanda ekonomik hayatı da korumayı amaçlamaktadır. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun oluşabilmesi için, eşya ya da malvarlığı değerinin bir suç işlenmesiyle elde edilmiş olması yeterlidir. Suçun ne olduğu, cezalandırılabilir olup olmadığı veya ağırlığı gibi faktörler önemli değildir. Örneğin, suçun faili akıl hastası veya kendinde şahsi cezasızlık sebebi olan bir kişi olabilir. Ayrıca, kamu davası açılması gibi bir şart da aranmamaktadır. Suçun kasten veya taksirle işlenmesi de önemli değildir. Suçun şikâyete tabi bir suç olması durumunda bile, şikâyet hakkının kullanılmamış olması suçu ortadan kaldırmaz.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda mağduriyet ekonomik veya sosyal açıdan ortaya çıkabilir. Suçun amacı, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin tedavülünü önlemek ve ekonomik hayatı korumaktır. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun kişi olarak gösterilebilecek bir mağduru yoktur. TCK m. 165’te düzenlenen suçun seçimlik hareketli bir suç olması, söz konusu suçun işlenmesi için sadece satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek eylemlerinden birinin gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunu gösterir. Buna göre suç eşyasını satın alma veya kabul etme bu suçu oluşturur. Satmak eylemi, suç eşyasını veya diğer malvarlığı değerlerini belirli bir değer karşılığında alıcıya vermek anlamına gelir. Bu eylem, alıcıya malvarlığı değeri kazandırmak için yapıldığı için suçtur. Suç eşyasının satın alınması eylemi, suç işleyen kişinin rızası ile gerçekleşir. Yani, suç eşyasının satın alıcısı suç işleyen kişinin bu eylemine isteyerek katılır ve suça ortak olur. Ancak, suç eşyasının satın alınması eylemi sırasında, satın alan kişinin suç işlediğinden haberi olmadığı ya da suç eşyasının gerçekliğinden haberi olmadığı durumlarda, suçtan sorumlu tutulmaz.
Kanunda yer alan suç, failin bilerek veya olası kastla işlemiş olduğu bir suç olarak kabul edilir. Yani suçun işlenmesi için failin kasıtlı olarak eylemi gerçekleştirmesi yeterlidir. Ancak, suçun oluşması için hükümde yer alan “bilerek” ifadesi önemlidir. Eğer fail, eşyanın suç eşyası olduğunu bilmiyor ve bu şüpheyi tamamen ortadan kaldıracak şekilde kanıtlanamıyorsa, suçun oluştuğunu söylemek mümkün değildir. Suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nda 165. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi halinde fail, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, suç eşyasının bulundurulması suçu işlenmişse, bu suç nedeniyle de ayrıca cezalandırılabilir.