İstanbul-Maltepe evleri dere yatağına kuruldu ve İstanbul tarihinde görülmemiş sel mağduriyeti yaşandı. Dönüşümün mimarı; “Kentsel dönüşüm herkese hayırlı olsun’’ dedi. Gururlandı.
Batman’da kurulan evlerin büyük çoğunluğu çökme tehlikesine karşı boşaltıldı ve kullanılamaz raporu verildi.
Kızılay; “Çadırlarda sorun yok, onlara da veririz, herkese yeter’’ dedi. Telaşlandı.
Simav’da fay hattı üzerine kurulduğu tespit edildi, kamuoyuna çook sonra açıklandı. Yetkili; “Burada 7’nin üzerinde deprem pek olmaz, olsa da ne zaman olacağını kim bilir, felaket tellallığı yapmayın” dedi. İşkillendi.
Samsun’da üçüncü katı bile sel suları bastı. Sorumlu; “Zaten 3. Kattan aşağısına ucuz değer biçmiştik, olacak o kadar’’ dedi. Yaptığı kıyakla övündü.
Yıl 2012: 23 Ekim 2011’deki Van depreminden sonra toplanan yardımlarla 3 tane daha Van kurulabileceği halde halk hala çadırlarda yaşamaya devam ediyor. Durumları kış gelmesine rağmen çok kötü. Muhattap Müteahit; “Valla ben de kendi ultra lüks villamın bahçesine çadır kurdum, lüks cip’im bile dışarda kaldı” dedi. Ağlamaklı oldu.
Polatlı-Temelli’de konutlar yıllar önce tamamlandı, ama oturulmuyor, yarısından fazlası ya boş, ya da satılık. Satış yapamayan Emlakçı; “Alttan giriyorum, üstten çıkıyorum ama, siftah yok uzun zamandır” dedi. Dertlendi.
Bugüne kadar 560 bin konut yapan TOKİ’nin iç burkan haberlerinden bazıları. “Yapılan bunca konuttan sonra, bu kadar kusur kadı kızında da olur’’ diyebilirsiniz. Ancak insanların sıcak yuva hayallerini, umutlarını, garip gurebanın ceplerinde kalan son 3-5 kuruşlarını bu işe yatırdıklarını düşünürseniz, diyemezsiniz.
Genelde devlet arazisi ve belediyelerin arazileri üzerine kuruluyor, TOKİ konutları. Arsa beleş yani. Mücahitlikten, müteahitliğe dikey geçiş yapanların bu ihaleleri alması da ayrı bir dikkat çekici konu.
Medyatik işadamı Ali AĞAOĞLU’nun “bu ağaç değil, bu odun değil, bu da fidan değil, bu hiç değil” diyerek orman katliamı yaptığı söylentisi tavan yaparken, TOKİ konutlarındaki orman katliamına hiç değinilmiyor. İki kişinin bildiği sır, sır olmuyor, 70 milyonun bildiği sır, sırra kadem basıyor.
Bir dairenin TOKİ’ye maliyeti maksimum 22 bin TL. Satış fiyatı ise 3-4 katı hatta daha fazlasına satılıyor. ABD’den devşirme MORTGAGE (morgıç; diye okunuyor) kredi yapılanması ile insanların 20 yıla yakın bir süresi borçlandırılarak, İpotek altına alınıyor. Kredinin okunur manası tam anlamlanıyor.
Haymana’daki TOKİ konutlarına 2008 de başlandı. Hala muallakta. Değişen müteahit sayısını bilen yok. Yaşanan geçikme, akıbetinin bilinmemesi, verilen paraların karşılığını bulmaması insanımızı çıldırma noktasına getirdi. Hele evlerin içlerine girince karşılaşılan manzara daha da vahim. Kötü bir işçilik, yapılmamış çevre düzenlemesi, dökülen sıvalar, tamamlanmamış asansör, kalorifer vs,vs. Binbir hevesle ev sahibi olma düşü kuran Haymana halkı, düşlerinin kabusa dönüşmesi ile çaresiz kaldılar. Mağdur Haymanalı kime, nereye gitsin, kime dert yansın bilemiyor. Bunun adına her lügatta sahipsizlik denir.
Tekrar medyatik işadamı Ali AĞAOĞLU’nun TV’deki meşhur sözünden yola çıkarsak “Tarih hayal edenleri değil, insanların hayallerini yıkanları da yazar’’....
SAYGILARIMLA.