HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

ŞERİAT’IN KESEMEDİĞİ PARMAK

23/11/2012

 

İnsanlar idam istiyor. “Tanrılar kurban istiyor” gibi ilkel çağlardan kalma bir töre gibi.  Neden bir insanın devlet eli ile öldürülmesi, diğer insanların mutluluğuna sebep olur ki? Eğer eksik uygulanmış bir adalet ise, diğer insanların canını acıtacak şekilde aksamış ise, insanlar idam da ister, giyotin de.
Hak, adalet, hukuk dolayısı ile devlet; adil olduğu sürece, tarafsız olduğu sürece, güçlüdür, güvenilir dir. Suç; suçlu’nun hak ettiği cezayı aldığı sürece, insanların adalete güven duygusu olur. Mağdur mağduriyetini unutur, suçlu cezasını çeker ki hak etmiştir, kamuoyu ve vicdanlar rahatlar ki haklı haksızdan ayrılmıştır. Ancak; komik, insanların içine sinmeyen, katili ve maktulu aynı potada eritecek kadar kirlenmiş bir hukuk düzeni, kaos’a ve herkesin kendi adaletini kendisinin aramasına meşru zemin hazırlar.
Yaşanmış bir olaydır. –Bir kadına tecavüz edilir. Suçlu yakalanır ve hapse girer. Ancak kısa süre sonra kadın tecavüzcüsü’nün, elini kolunu sallayarak gezdiğini görür. Beyninden vurulmuşa döner. Hemen polise koşar ve bu durumu sorar. Yetkililer “Af çıktı hanım, devlet affetti” derler. Kadın büyük bir üzüntü ve öfke ile “Bu adam bana mı tecavüz etti, yoksa devlet’e mi? Ben onu affetmiyorum, devlet benim yerime nasıl affeder’’ diyerek çıkar ve tecavüzcüsü’nü bulduğu yerde öldürür. 
Bu hikaye’de durup, düşünülmesi gereken onlarca ders vardır. 
Kul’un kul’a olan hakkını almasında Allah bile araya girmeden, kul’un kulla helalleşmesi gerektiğini bildiren yüce adalet, diğer tarafta siyasi ve kirli hesaplar uğruna binlerce katilin, gaspçının, tecavüzcünün v.s. salıverilmesi. Hangi adaletin kantarı daha adil diye sorulmalı. İlah adalet mi, insanın insana uyguladığı adalet mi?  İçlerinde  gerçek manada suçsuz olan kader mahkumları var elbette. Ancak genel bir af ile toplum huzurunu tehdit eden binlerce suç makinelerinin hiçbirşey olmamış gibi tekrar aynı suçları işleyeceklerini bile bile bırakılması nasıl bir mantıktır. Elbette mağduru ve gerçek suçlu olanı ayrıştırmak ve topluma kazandırmak devletin bir görevi ve elzemidir. 
Çelişkili ve abes bir hukuk düzenini, insanlara adalet dağıtmak adına insanlara dayatamazsınız. Terör örgütünün yönetici konumundaki, yüzlerce askerin, sivilin öldürülmesinin sorumlusunu TANIK, terörle mücadele etmiş, kolunu, bacağını, hayatını kaybetmiş insanları SANIK yapan bir zihniyetin, adalet dağıttığına inanmayı, bu topluma anlatamazsınız. 
Bebek tecavüzcüleri, bebek katilleri, toplu katliamlar ve daha nice insanın kanını donduran, insan olamayacak kadar, insan sıfatına bürünenlerin yaptığı olaylar silsilesi var. Ama bir gün bakıyorsunuz ki hiçbirşey olmamış gibi toplum içine salıveriliyorlar. Bunu yapanların dayandığı tek dayanak; insan hakları. Peki ya mağdur olanın, ölenin, tecavüze uğrayanın, anne-babanın, evladın insanlık hakkı ne olacak? İnsan olma hakkı, insanın insanca yaşama hakkı kişiden kişiye, zümreden zümreye, toplumdan topluma değişiyor mu?
İnsanlar idam istemiyor. İnsanlar ADALET istiyor. Hak istiyor, haklının haksızdan, suçlunun suçsuzdan ayrılmasını istiyor. Suçlu var ise bu suçlu’nun cezasının da en adil şekilde infazını istiyor. Vicdanlarda rahatlama istiyor. Herkesin beklentisi kesinlikle adalet, bu adalet kavramının içi doldurulmaz ise, hukuk terazisinin kantarı eşit tartmaz ise, insanların İDAM istemesi kadar doğal ne olabilir ki. 
Adalet dağıtırken birilerinin menfaati adına bir boşluk yaratır iseniz, bu boşluğu idam doldurur, insanların kendi adaletini kendiler sağlama zihniyeti doldurur, mafya doldurur, çete doldurur. Anarşi de alır yürür. Kan akıtmanın meşrulaştığı bir düzeni kartondan bir hukuk ile düzeltemezsiniz.
Şeriat’ın kestiği parmak acımaz. Eyvallah. Ama ya şeriat bu parmağı kesmiyor ya da kesemiyorsa?  İnsanların adalet duygusundaki kesikler ne olacak?...
SAYGILARIMLA.
 
"ŞERİAT’IN KESEMEDİĞİ PARMAK" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
adaletin gücü

Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz.

muzaffer türkan   mzffrtrkn@gmail.com
22/Kasim/2012 20:22:46
cezalar

Yazdıklarınıza kesinlikle katılıyorum. Düzeyli yazılarınız dikkat çekici. Başarılar...

yorum  
23/Kasim/2012 08:51:28
idamlar

Kenan EVREN Bir sağdan bir soldan astık diyerek dengeyi sağladığını sanıyordu kendince. Ama o zaman için insanlar sevinçle karşılıyordu idamları. çünkü o zemin hazırlanmıştı. Gencecik insanlardı yazık oldu sağdanda olsa soldanda olsa. Adalet olduğunda idam tam bir cinayettir. Sonuna kadar katılıyorum yazınıza. Birde bir yerel gazeteden ziyade büyük bir gazetenin köşe yazarlarındaki tadı alıyorum sizde. başarılar.

Umuda Serzeniş  
24/Kasim/2012 13:41:41
Asmayalım da besleyelim

Hep bu söz aklıma gelir 12 eylül denince. Ama bazılarını hakkaten beslemeden asmak lazım. Amerika idam ediyor. Biz neyin, hangi insan olmayan insanın hakkını güdüyozki. birileri gencecik ölsün, diğerleri ağam paşam yaşasın, nasıl olacak. Güzel bir yazı sayın yazar ama ben bu şeriatın artık parmak kesemeyeceğine inanıyorum. kendi göbeğimizi kendimiz kesecez galiba. teşekkürler

Düşünen adam Cemo  
24/Kasim/2012 16:24:05
katillere af olmamalı

İnsanı öldürene nasıl af olur. Devlet affedeceğini affetmeyeceğini kesinlilkle ayırmalı. Ailemden birsini öldürecek 3-5 yıl yatacak af çıktı olacak şeymi bu ya. ---Tanrılar kurban istiyor-bu lafa çok güldüm :)))))) tebrik ederim yazınıza.

Esra  
25/Kasim/2012 16:58:08
İdama Kesinlikle Karşıyım.

İdam bir ceza olamaz.Islah edici bir yönü yoktur.Caydırıcılığı tartışılır.Hatası halinde telafisi yoktur.Linç kültürü ilkellikltir.Suç oluşturuan zemin ortadan kaldırılarak suç ve suçlu ile mücadele edilir.Bir de kim kime neye karşı suç ve suçludurToplumsal mutabakat adaletle inşa edilirse adalet mekanizması adaletli işler.Aksi taktirde güçlünün zayıfı zaptetme aracı olur...Selam ve saygılarımla

Bülent Han   bulent240@hotmail.com
27/Kasim/2012 10:26:53
ŞERİAT IN KESEMEDİĞİ PARMAK

Kardeşim duygularımıza tercüman olmuşsun. Kalemine sağlık :)

Fatih ÖZDEMİR   murat.kaan@windowslive.com
29/Kasim/2012 06:01:22
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
13-03-2026
Kenan KALAY
13-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
13-03-2026
Umit KANCA
13-03-2026
Yavuz ÇİFÇİ