
Eğmeden, bükmeden, sağa sola kıvırmadan söylüyorum ki; TOKİ’nin 3. Etabı Haymana için lüks, gereksiz ve beyhudedir.
Bu sözleri özellikle iktidar mensuplarından tepki alacağımı bile bile söylüyorum. Ama bu benim doğrumdur ve kim ne söylerse söylesin içimde tutamam. (Abdulkadir Selvi ya da Ahmet Hakan olacak halimiz yok bu saatten sonra)
Evet özellikle iktidar cenahı “Çekemiyor, muhalefetlik yapıyor, CEHAPE zihniyeti, solcu değil mi?” falan diyecekler. Desinler. Dilimde tüy bitt; ne sağcıyım, ne solcu. Hiçbir partili değilim. Bu aralar olmaya da niyetim yok.
Bakın anlata anlata bir hal olduk. Bir ilçenin öncelikleri vardır. Haymana’nın şu an için önceliği asla ve asla TOKİ değildir. TOKİ 1. etapta kaç yer boş, kiralık ya da satılık. 2. Etapta kim oturacak, Haymana soğuğunda kış soğunundan dolayı oturanlar kalıcı olacak mı soruları kafalarda iken alakasız bir şekilde 3. Etap gündeme geldi.
Abbas Güçlü bir yerde haklı “Bu ilçeye TOKi geldi diye sevinilmez” dedi. İlki gelirken olur dedik, hadi ikincisine de eyvallah, lakin 3. etap neyin nesi?
Haymana’nın bir defa konut sorunu yok. Özellikle son yıllarda onlarca bina yapıldı. Hayırdır Haymana’nın nüfusu 3’e 5’e mi katlandı da konut ihtiyacı var. Dışarıda 20-30 bin Euro biriktiren burada belkide hiç oturmayacağı evleri yüksek fiyatlara satın alıp gidiyor. Ondan sonra haydin Haymana’da evler fırladı gitti.
Haymana’da ihtiyaç sahibi, garip gurebayı ev sahibi mi yapacaksınız? Bakın TMO’nun yanında 5 katlı camı çerçevesi kırık lojmanlar var. Yine TMO’nun içinde lojmanlar var. Belediyenin yanında lojman var. Yapın tadilatını, doğalgazını, dış cephesini falan.. 200 bine mi mal oldu. Satın 250 bin’e. Hem Haymana’nın atıl binaları birşeye yarasın, görüntü kirliliği kaybolsun, hem ihtiyacı olan daha ucuza ev sahibi olsun. Hem devlet kazansın, hem vatandaş hem de Haymana.
Haymana’yı çok sevenler, herşeyi fakatsız, lakinsiz, amasız alkışlayanlar... Madem o kadar çok seviyorsunuz, o zaman aklı selim işlerde bulunun ki herkeste sizi sevsin. Dedim tekrar diyorum. Devlet yatırım yapacaksa bu memlekete bu TOKİ ile olmasın. Gidin onun yerine kamu üniversitelerinden bölüm isteyin. Gidin askeri birlik isteyin, cezaevini bir kez daha talep edin. Ya da gölet çevresini düzenleyip turizme kazandıracak projeler isteyin, istihdama yönelik devlet kurumlarının birer üretim atölyesinin dahi olsa isteyin.
Bakın Savunma Sanayii Çubuk, Kazan, Elmadağ ve Kalecik’e ne fabrikalar kurmuş. Bir tanesini de Haymana’ya isteyin. İstemekle kalmayıp kapılarında yatın, sökün, koparın alın. O zaman anlayalım Haymana’yı ya da memleketi kim daha çok seviyor.
Bu hafta Jeotermal Sera’nın temeli atıldı. Çok sevindim. İşte bize bunlarla gelin. Başta Başkan Turgut olmak üzere bir çöp katkısı olana teşekkürler. Geleceğinden çok ümitli olduğum bir proje. Doğru yapılan herşeyi sonuna kadar alkışlarım.
Lakin bugün Haymana’ya 3. TOKİ demek; Don-atlet üzerine kravat takmaktır, aç karına tatlı yemektir, kel başa şimşir taraktır, içmeye ayranı olmayıp çişe tahterevanla gitmektir...vs vs.
Alınan gücenen kırılan varsa bilmem. Haymana’yı sevmek demek, çıkarlarını korumak, önceliklerini bilmek ve gerekli yerlerde gerekli müdahaleleri yapmak, adımlar atmaktır.
Haymana’yı sevmek demek, “reis neylerse güzel eyler” deyip, iyi kötü her yapılanı onaylamak, yapılmayanlara sus pus olmak değildir.
Bu işin siyaseti, A partisi B partisi yok. Ortak payda Haymana, çoluk çocuğumuzun geleceğidir. Fesatlık, çekememezlik ve art niyet aranıyorsa bir yerde, ancak bu tür faydasız yatırımları onaylamaktır. Yav az buçuk vizyonunumuzu yükseltelim bir zahmet.
HAFTANIN SÖZÜ: “Bana bir şey olmasın” diye suya sabuna dokunmadığınız için, elleriniz hep kirli kalacak...