
Ankara’nın en önemli İlçesi olması gerekirken maalesef ilçemiz adım adım tatil köyüne dönüşüyor. Öyle ya da böyle herhangi bir yetki sahibi olmuş/olan insanlarımız maalesef kendisini daima uyanık, zeki ve güçlü görmektedir. Ben bilirim kafasından çıkmayan sözde yöneticilerimiz bu memlekete en büyük zararı verenlerdir. Sözde yönetici dememin sebebi ise kendi egolarından ödün vermeyen kişilerin ilçenin değil de kendi menfaatlerine göre kararlar almasıdır. Bu kişiler benim gözümde sözde yöneticilerdir. Sorsan geçmişten günümüze herkes elini taşın altına koymuş, canla başla mücadele etmiş, kimsenin yapmadığını yapmış. Her nedense kendisini başarısız gören bir yöneticiye hiç denk gelmiyoruz. ‘’Hemşerilerim şu pozisyonda bu kadar yıl hizmet verdim ancak ne sizlere nede ilçeme elle tutulur bir şeyler veremedim, ben bu görevi aldığımda ilçe neyse şimdi de aynı demek ki ben bu ilçeye zaman kaybı olmuşum. Hakkınızı helal edin.’’ Tarzında konuşan kaç kişiyi tanıyorsunuz? Herkes bu memlekete olumlu bir şeyler katmışsa neden hala nüfusumuz eriyor? Neden hala gençler işsiz? Neden hala üretim merkezlerimiz yok? Neden hala ilçenin tamamında alt ve üst yapı sorunları var? Neden hala gelen misafirlerin memnuniyet oranı üst düzeyde değil? Sorulacak o kadar çok sorumuz var ki bırak köşe yazısında yazmayı sorulara ve sorunlara hatta çözümlere kitaplar yazmamız gerekiyor.
Kendilerini uyanık, zeki ve güçlü sananlara Charles Darwin’in sözüyle yanıt vermek istiyorum. “En güçlü veya en zeki olanlar değil, değişime adapte olabilenler hayatta kalır.’’ Dünya değişiyor, insanlar değişiyor efendiler artık kaldırın kafanızı. Değişen ve dönüşen dünyaya adapte olamadığınız sürece ayakta kalmanız mümkün değil. Bakın ilçemiz her ne kadar farkında olamasak da yavaş yavaş eriyor, çünkü adapte olamıyor. İlçemizin nüfus kaybetmeye devam etmesi adaptasyon sürecinden ne kadar uzak olduğunun apaçık göstergesidir. Diğer memleketler koşar adım ilerlerken bizler biraz yürüyor sonra uzun süreler beklemeye geçiyoruz ardından yine yürüyoruz. Sizce bu durumda yetişmemiz mümkün mü?
Çılgınlar gibi üretim ekonomisine geçmemiz gerekiyor. Aksi halde nüfusumuz azalmaya devam edecek. Bel bağladığımız Rabbim’in hediyesi olan su kesilirse ne yapacağız? Var mı B planımız? Bakın C planı bile istemiyorum sadece B planı var mı?
Cansiperane üretim yapmaktan başka çaremiz yok. Tatil köyüne doğru devam eden bu yolculuğa artık son vermemiz gerekiyor. Geçmişin hatalarından ders alarak sadece günümüz dünyasına adapte olalım gerisi gelecektir. Kendini uyanık ve zeki sananlar artık kendi menfaatlerinizi bir köşeye bırakında ilçe menfaatlerini düşünün. Zaten kazanacağınızı kazandınız. Doygunluk hissini beklemeyin çünkü o his sizlerde körleşmiş durumda. Sadece ilçe menfaatlerine doğru hareketi başlatın, devamı gelecektir.