
Her toplum kendi içerisinde uzun yıllar aynı davranışları sergileyerek belli başlı dinamikleri meydana getirir. Uzun süreler aynı davranışları sergilemeleri nedeniyle alışılagelmiş bu davranışlar yavaş yavaş zihinsel bir hafıza yaratmaya başlar. Aileden çocuklara sadece kalıtsal özellikler değil davranışsal özelliklerde geçer. Bizim toplumun kural tanımazlığı yeni meydana gelmiş özellikler değil. Kural tanımazlık belki de uzun yüzyıllar boyunca meydana gelmiş negatif özelliklerden sadece birisi. Kural tanımazlığın sihirli sözcüğü ise ‘’yapma’’ kelimesini duymaktır. Bizim insanlarımıza herhangi bir şeyi yapma dediğinizde kafaya denileni takar ve ilk fırsatta yapar. Yapma kelimesi bizim toplumumuzu adeta harekete geçiren tepki enerjisi gibi. Çimlere basmayın yazısı varsa mutlaka basarız, sigara içmeyin yazısı varsa kesinlikle orada sigara içeriz, yerlere çöp atmayın tabelasının etrafına çöpler atılır. Binlerce örnek vermeye gerek yok. Kısaca bizler yapma ve türevi ifade ne varsa kesinlikle yaparız. Belediye başkanımız Sayın Levent Koç’un ‘’Temiz Haymana’’ sloganıyla paylaşım ve ifadeleri yerinde ancak yetersiz. Herhangi bir toplumda sayın başkanın sloganı tek başına yeterli olabilir ancak bizim toplumumuzda caydırıcı cezalar olmadığı sürece yeterli olamaz. Ülkemizde bazı belediyelerin yaptığı gibi doğaya ve bulunduğu çevreye zarar veren herkese cezai işlem uygulanmalıdır. İnsanlara yapma demekle maalesef çözüme ulaşamıyoruz. Çözüme kavuşabilmek için insanların önüne sert uyarıcılar, caydırıcı hamleler yapmak gerekiyor. Avrupa’nın pek çok bölgesinde çevreyi herhangi bir zarara uğratan kişilere caydırıcı cezalar veriliyor. Dolayısıyla insanlar yapma denileni gerçekten yapmıyorlar. Bir dönem Avrupa’da parklarda yer alan çimlere Türkçe ‘’Çimlere Basmayın’’ ifadeleri konulmuştu. Çünkü kural tanımazlık boyutumuz o kadar yüksek ki sadece bize önlem almaları yeterli görülecek olmalı ki kendi dillerinde değil Türkçe ifadelerle uyarılar yapıyorlar. Temiz Haymana düşüncesi son derece doğru ancak yeterli hale getirilmesi için çalışmalar yapılması gerekiyor. Burada yapılacak olan en net hareket, cezai işlemlerin uygulanmasıdır. Cezanın olmadığı yerde kuralları bilinçli insanlar dışında kim önemser ki? Avrupa’da elindeki sigara izmaritini 50 metre ötedeki çöpe atmak için oturduğu banktan kalkan Ahmet, Türkiye’ye gelince aracındaki küllüğü yolun ortasına boşaltıyor. Örnekte görüldüğü gibi Ahmet’in çevremi temiz tutayım gibi bir derdi yok. Ahmet’in derdi ceza yememek. Kabul edelim ki bizler saygılı ve bilinçli toplum değiliz. Amaan bir benim atmamla ne olacak düşüncesi sarmış zihnimizi. Herkesin bir benle ne olacak düşüncesine sahip olduğunu düşünebiliyor musunuz? Yol kenarında bahçenin içerisinde bir elma ağacı düşünelim. Her geçen benim aldığım bir elmadan ne olacak? Diye düşünerek elma aslın. Bir seviye sonra ağaçta elma kalır mı?
Sayın başkanın ‘’Temiz Haymana’’ sloganını sonuna kadar destekliyorum. Ancak altını iyice doldurmamız gerekiyor. Cezai işlemler, yaptırımlar olmadığı sürece slogan havada kalabilir. Sloganın havada kalmaması için el birliğiyle destek verelim.