
İnsanlar doğası gereği bir şeylere inanmak aynı zamanda da inandığı şeyleri sorgulamak zorundadır. İnsana doğduğu andan itibaren bu yetiler yüklenmiştir. Sorgulamaların en çok yapıldığı kavram ise kaderdir. Kader insanların net bir cevaba ulaşamadığı belki de ulaşmasının istenmediği keskin bir kavramdır. Bu kavram, merakımızın ötesinde aynı zamanda bizlerin suçlarını rahatlıkla yükleyebildiği kaçış rampasıdır. Kaderimizde böyle varmış, kısmet olmadı, nasip değilmiş gibi kaçış rampaları belki de bizlerin kurtuluşa giden yolda önümüze koymuş olduğumuz engellerdir. Bu engelleri bizler sadece kendi önümüze değil aynı zamanda gelecek kuşaklarımızın da önüne koymuş oluyoruz. Evet arkadaşlar, bu tarihi ilçenin de durumu kadere yüklenmiş durumdadır. İlçenin kaderi bu ne yaparsak yapalım değişmez diyen zihniyetlerden kurtulamadığımız sürece gelişimin tam anlamıyla gerçekleşmesi mümkün değil. Yolumuza engel koyan insanların sayısı maalesef engelleri kaldırmaya çalışanlardan çok çok fazla durumda. Engelleri kaldırma düşüncesinde olan insanlarımızı yorarak maalesef yolun ortasında pes ettiriyoruz. Hep aynı hataları yapıp farklı sonuçlar bekliyoruz. Günün sonunda da suçu kadere atıyoruz. Bir kere suçu kendimize atmış olsak bir şeyler değişecek ama hala bunu başarabilmiş değiliz. İlçeyi siyasi ve gelişim anlamında enkaz haline getirmekte katkı sağlayan siyasetçilerimiz bile kendilerinde en ufak suç bulmayıp topu sürekli başkalarına atıyorlar. Topu başkalarına atmakla da yetinmiyor aynı zamanda kendilerini başarılı görüyorlar. Bu tarihi ilçe refah seviyesini üst seviyelerine çıkarmadığı sürece görev almış herkes benim gözümde siyasi enkazdır. Sorsan herkes mücadele etmiş, herkes bu ilçede taş üstüne taş koymuş. Sorduğunuzda kim ben kötüyüm der ki! Elbette her görev alan mücadele etmiş katkı sağlamıştır. Ancak bu katkının olumlu veya olumsuz olduğunu ilerleyen süreçler belirler. Yıllardır süreci yakinen takip ediyoruz ve görüyoruz ki ilçenin suçu attığımız kaderi hemen hemen aynı kalmış. Şimdiye kadar kaderinin değişmemiş olması bundan sonra değişmeyeceği anlamına gelmez elbette. Nefes alındığı sürece umut vardır. Lakin mücadele etiğinin söyleyenlerin şunu idrak etmesi gerekir. ‘’Mücadeleniz olumlu anlamda olsaydı hala yerimizde sayıyor olamazdık.’’ İş istihdamını hala sağlayamamış olmak bile siyasilerimizin yetersiz olduğunu gösterir. Kimse kusura bakmasın hepimizin bu olumsuzluklarda payı az ya da çok var. Kaderin değişmesini istiyor isek önce zihnimizde yer alan düşüncelerimizi değiştirmeliyiz. Aksi halde gelişimimiz hasbelkader gerçekleşir. Sanırım bu saatten sonra hasbelkader bir şeyler olur çünkü zihnimizin derinliklerinde ilçemize fayda sağlamanın çok çok önünde duran bir anlayış var. Bu anlayış tam olarak şudur ‘’ilçemin değil benim faydama olsun. Herkes değil ben kazanayım. İlçemin değil benim cebim dolsun.’’