
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Sizlere bu haftaki yazımda “Tefecilik Suçu" konusunu anlatacağım. Bununla ilgili tüm detayları bu yazımda bulabileceksiniz.
Tefecilik suçu, bir kimsenin kanuna aykırı olarak faizle ödünç para vermesidir. Tefecilik suçu Türk Ceza Kanununun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçu işleyenler hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir. Tefecilik suçu, kişinin başkalarına verdiği parayı misliyle geri alması sonucu para üzerinden kazanç sağlamasıdır. Tefecilik suçu, Türk Ceza Kanunu 241. maddede düzenlenmektedir. Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Tefecilik suçu, maddi kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesiyle oluşur. Kural bu olmakla birlikte Yargıtay, ‘’senet kırdırma yöntemi ile tefecilik’’ ve ‘’kredi kartı (pos) tefeciliği’’ şeklinde adlandırılan eylemlerin de tefecilik suçunu oluşturacağına hükmetmiştir. Bu kapsamda tefecilik suçunu oluşturan haller şunlardır: Ödünç para verme suretiyle tefecilik, Senet kırdırma yöntemi ile tefecilik, Kredi kartı (POS) tefeciliği. Para yerine geçebilen kıymetli evraklar (çek, bono) veya altın gibi değerli madenler kural olarak tefecilik suçuna konu olamaz. Tefecilik suçunun oluşabilmesi için ödünç para verme eyleminin ayrıca kazanç elde etme amacı taşıması gerekmektedir. Kazanç, her türlü ekonomik çıkar anlamına gelmektedir. Bu kapsamda faiz veya başka bir adla da olsa (komisyon) ekonomik çıkar sağlama amacıyla ödünç para verilmesi tefecilik suçunu oluşturur. Senet kırdırma yöntemi ile tefecilik, henüz vadesi gelmemiş bir senedin değerinden az bir meblağ ile alınması ile oluşur. Bu durumda senet, borç ilişkisi nedeniyle keşide edilmemekte tabiri caizse değerinden az bir miktara satılmaktadır.
Tefecilik suçu cezası, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 500 günden 5000 güne kadar adlî para cezasıdır. Bu sınırlar içerisinde kesin cezayı belirleme yetkisi hakimdedir. Hakim kesin cezayı belirlerken suçun işleniş şekli, oluşan zarar, tarafların durumu gibi somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yaparak karar verecektir. Tefecilik suçunda cezayı artıran nitelikli haller, verilecek cezanın artırımına sebep olan durumlardır. Bu durumlar Türk Ceza Kanunu m.241/2 hükmünde düzenlenmiştir. ‘’Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.’’ Suç işlemek amacıyla en az 3 kişiden oluşan hiyerarşik yapıya örgüt adı verilmektedir. Tefecilik suçunun bu niteliğe sahip bir yapı çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza 1 kat artırılır. Tefecilik suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Dolayısıyla suçun yetkili makamlarca öğrenilmesi halinde soruşturmasına başlanır. Ayrıca mağdurun şikayeti aranmaz. Tefecilik suçu şikayete tabi bir suç olmadığından uzlaşma hükümleri uygulanamaz.
Tutuklama sebeplerinin veya tutuklama yasağının bulunduğu hallerde tutukluluğa alternatif olarak verilebilecek bir koruma tedbiridir. Şüpheli/sanık, adli kontrol kararı ile belirli yükümlülükler öngörülerek serbest bırakılır. Şüpheli/sanığın yükümlülüklere uymaması halinde tutuklama kararı verilebilir. Tefecilik suçunu işleyen kimse bakımından adli kontrol kararı verilmesine engel bir durum yoktur. Bu kapsamda tefecilik suçunun faili hakkında yurtdışı yasağı, düzenli olarak imza atma, silah bulundurmama gibi tedbirler uygulanabilir. Tefecilik suçu hakkında yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.