HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Ramazan DOĞAN

Sadece Okuyun!

07-02-2025

Dünya var olduğu günden bu yana sürekli bir değişim ve dönüşüm içindedir. Bu sürece ayak uyduramayanlar ise ayakta kalamazlar. Değişimi ve dönüşümü anlayabilmek, dünyayı daha iyi kavrayabilmek için düşünme yetilerimizi geliştirmemiz gerekir. Düşünme yetileri ise ancak eğitimle mümkündür. Eğitimi gereksiz gören, maddi hırsları hayatlarının merkezine koyan kişiler için değişimi ve dönüşümü kavramak imkânsızdır.

Ne yazık ki günümüzde pek çok aile, “Okuyup da ne olacak?” şeklinde çağ dışı bir düşünceye kapılmaktadır. Eğitimi yalnızca maddi kazançla ilişkilendiren bu anlayış, gelecek nesillerin temeline dinamit yerleştirmekten başka bir şey yapmamaktadır. İlkokul sıralarında tüm çocuklar doktor, mühendis, avukat ya da astronot olmak ister. Peki, neden kimse “Ben çoban olacağım, çöpçü olacağım, simitçi olacağım” demez? Çünkü biz, çocuklarımıza statü ve maddiyat odaklı bir bakış açısını öylesine aşılamışız ki onlar, aslında sevmedikleri mesleklere yönelmek zorunda kalmışlardır.

Aile baskısıyla istemediği bir üniversite bölümünü okuyan bir genç, daha sonra o mesleğe mecburen yönelerek mutsuz bir yaşam sürmeye başlar. Hastaneye gidersiniz, doktor mutsuzdur; okula gidersiniz, öğretmen mutsuzdur; karakola gidersiniz, polis mutsuzdur. Elbette farklı sebepler de olabilir ancak en büyük etken, yanlış meslek seçimidir. İşini severek yapan bir doktor, bir polis veya bir çoban ile karşılaştığınızda bu sözlerin ne kadar doğru olduğunu anlayacaksınız. Çünkü sabahları mutlu bir şekilde işe giden insanlar, gerçekten o meslek için var olduklarını hissedenlerdir. Ve o insanlar, mesleklerini en iyi şekilde icra ederler.

Bu yüzden çocukları ilgileri ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirmeliyiz. Kutsal kitabında “Oku” emriyle başlayan, ilme büyük önem atfeden bir dine mensup olan insanlar nasıl olur da “Ben çocuğumu okutmayacağım” diyebilir? Eğitimin farz olduğunu unutmadan çocuklarımıza bilginin değerini aşılamalıyız. Çocuklarımıza meslek dayatmak yerine, onların yeteneklerine uygun seçimler yapmalarını sağlamalıyız. “Benim çocuğum boyacı mı olsun?” diye soranlara, evet, olsun diyorum! Kötü bir doktor olacağına, iyi bir boyacı olsun.

Ne yazık ki toplum olarak işe giren birine “Hayırlı olsun” demeden önce alacağı maaşı merak edip sormayı alışkanlık hâline getirdik. Yolda geçen bir boyacıya farklı, bir doktora farklı selam veriyoruz. Hakim görünce ayağa kalkıp saygıyla “Hoş geldiniz efendim” diyoruz ama çobanı gördüğümüzde selam vermeye bile tenezzül etmiyoruz. İnsanlara yalnızca statülerine göre değer biçiyoruz. Artık bu maddiyat odaklı bakış açısını bırakmalıyız. Bizim için işini en iyi ve en disiplinli şekilde yapan herkes değerli olmalı. Görevini kötüye kullanan bir siyasetçiye el pençe divan durmaktansa, işini hakkıyla yapan bir garsona nezaket göstermek daha doğrudur.

Çocuklarımızın bizim yaptığımız hataları yapmaması için çaba göstermeliyiz. Eğitimi merkeze almaktan başka çaremiz yok. Bugünün çocukları, yarının muhtarı, belediye başkanı, milletvekili ve hatta cumhurbaşkanı olacak. Eğitimsiz bireylerin toplumun kaderini belirlemesi, büyük bir yıkıma yol açar. Eğer eğitimi küçümser ve çocuklarımızı yanlış yönlendirmeye devam edersek, gelecek yüzyıllarımızı şimdiden kaybetmiş oluruz.

Elbette eğitim, yalnızca karne notlarından ibaret değildir. Eğitim; konuşma şeklimizden, davranışlarımıza, disiplinimizden, doğaya karşı tutumumuza kadar hayatın her alanında kendini gösterir. Çocuğumuza eğitim vermek, sadece çantasını hazırlayıp onu okula göndermek değildir. Karne notlarına göre çocukları azarlamak hiç değildir. Her çocuğun farklı bir yeteneği ve ilgisi vardır. Kimi matematikte, kimi tarihte, kimi felsefede, kimi ise beden eğitimi alanında başarılıdır. Her bireyin farklı ve özel olduğunu unutmamalıyız.

Çocuklarımızı başkalarının çocuklarıyla kıyaslamak yerine, onların bireysel gelişimlerine odaklanmalıyız. Unutmayın, bir çocuğu başkalarıyla kıyaslamak, onun hayat boyu sürecek bir yara almasına sebep olabilir. Daha dikkatli ve bilinçli hareket edelim.

Felsefe okuyana “Filozof mu olacaksın?”, tarih okuyana “Başımıza tarihçi mı kesileceksin?”, roman okuyana “Bunlar boş işler”, şiir okuyana “Aşık mı oldun?” diyen insanlarla iç içeyiz.

Okuyun arkadaşlar, sadece okuyun!

"Sadece Okuyun!" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
Para para para
Çoğunluğun umrunda olmadığı bir detaya tam on ikiden atış. Bu insanlar parayı merkeze aldığı sürece bir yol olmaz eskiden dini İmanı para derlerdi bu günleri görmüşler. Bu toplumun dini İmanı para olmuş hocam eğitimi umursamazlar. Kimse geleceği kurtarmak istemiyor kendi cebini kurtarmak istiyor. Biz helakı da belayı da hak ediyoruz. İnce tespitlere devamını bekliyoruz her ne kadar umursamaz davransakta bir umut belki uyanırlar
Para  
2025-02-10 01:17:33
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
06-03-2026
Kenan KALAY
06-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
06-03-2026
Umit KANCA
27-02-2026
Yavuz ÇİFÇİ