
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Bu haftaki köşe yazımızın konusu sizlere İcra Hukuku ile ilgili olacaktır. Tarafımıza icra takibi başlatıldığında sürecin nasıl işleyeceği, nasıl itiraz edilir gibi tüm detayları okuyabileceksiniz. Bu konuyla ilgili tüm merak edilenleri bu yazımda bulabileceksiniz.
Borçlu, alacaklı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine itiraz etmediği takdirde icra takibi kesinleşir. İcra takibinin kesinleşmesi demek, alacaklının alacağını tahsil etmek için gerekli haciz işlemlerini başlatabilmesi anlamına gelir. Borçlunun; borcu olmadığı, vadesi gelmediği ya da borcu ödediği gibi bir iddiası var ise borçlu ilamsız icra takibine itiraz etmelidir. İtiraz çeşitleri; imzaya itiraz ve borca itiraz olmak üzere ikiye ayrılır. Her iki itiraz için başvuru yolu ve itirazın sonuçları farklılık gösterir. İcra takibine itiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde icra takibine itiraz dilekçesi ile ya da sözlü olarak icra dairesine başvuru yapmalıdır. İcra takibine itiraz, icra takibini durdurur.
Borçlunun hiçbir sebep göstermeden, sadece “borca itiraz ediyorum” demesi dahi yeterlidir. Ancak sebep göstermesinde de sakınca bulunmamaktadır. İtiraz dilekçesi yazılırken sebep gösterilmiş ise sebebin ne olduğuna dikkat edilmelidir. Çünkü itiraz sonucunda alacaklı ya itirazın iptali davası ya da itirazın kaldırılması davası açacaktır. Alacaklı itirazın kaldırılmasını talep ettiği takdirde, borçlu icra takibine itiraz dilekçesindeki sebepler ile bağlı olacaktır. Örneğin; itiraz dilekçesinde borcunun zaman aşımına uğradığını belirten borçlu, daha sonra açılacak olan itirazın kaldırılması davasında borcun vadesinin gelmediği savunmasında bulunamaz. Çünkü borçlu itiraz sebepleriyle bağlıdır. Ancak itirazın iptali davasında borçlu itiraz sebepleriyle bağlı değildir. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. İmzaya itiraz edebilmek için, icra takibinin dayandığı senedin adi senet olması gerekir. Adi senet resmi olmayan senettir. Resmi senetteki imza icra takibine itiraz yoluyla öne sürülemez, ayrıca menfi tespit davası açmak gerekir.
Örneğin; 100.000 TL’lik borcun 40.000 TL’sini ödeyen borçlu, ödediği 40.000 TL’yi açıkça icra takibine itiraz dilekçesine yazmalıdır. Aksi takdirde borca itiraz etmemiş sayılır. Borca kısmi itiraz durumunda; sadece itiraz edilen kısım üzerinden icra takibi durur, itiraz edilmeyen bakiyeye ilişkin icra takibi kesinleşir.
İcra takibi bir senede dayandığı takdirde, borçlunun senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiası varsa, yani senetteki imzayı inkâr ediyorsa bunu itirazında açıkça ve ayrıca belirtmek zorundadır. Borçlu, açıkça ve ayrıca imzanın kendisine ait olmadığını belirtmediği takdirde, senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. İcra takibine itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür. Bu süre içerisinde borca itiraz edilmediği takdirde icra takibi kesinleşir. Ancak ödeme emri Tebligat Kanunu’na aykırı şekilde tebliğ edilmişse borçlu, icra hukuk mahkemesine başvurarak, ödeme emrinin tebliği tarihinin, usulsüz tebligatın öğrenildiği tarih olarak değiştirilmesini isteyebilir. İtiraz, icra takibini yapan icra müdürlüğüne yapılmalıdır. Şayet, icra müdürlüğü farklı il ya da farklı yerleşim bölgesinde ise; bulunulan yerdeki icra müdürlüğü aracılığıyla yani muhabere yoluyla da icra takibine itiraz edilebilir.