HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Seyfullah YÜCEL

HZ. ÖMER’ in ADALET HİKÂYESİ

14-06-2024

Yasaların herkes için eşit bir şekilde kullanılmasının sağlanması, hukuka uygunluk ve insanların hakkının gözetilmesi olarak tanımlanan adalet tek kelime ile doğruluk üzerine olmak demektir. Adaletin olmadığı toplumlarda her zaman kaos hakimdir. Yine adaletin kişiye veya kuruma göre esnetildiği durumlarda da huzursuzluk ve güvensizlik hâkim olur. Dünyada yaşanabilir bir nizam kurmak istiyorsak çok fazla şey yapmaya ya da karmaşık işler yapmaya gerek yok sadece adaleti uygulasak yeterli olacaktır. Yazımın bu noktasında adaleti kavrayabilmek adına anlatıla gelen bir hikâyeye yer vermek istiyorum.
Hz. Ömer’ in halife olduğu dönemde, Sad b. Ebi Vakkas Şam Valisi olur. Ve aradan geçen bir zaman sonra o dönemde Şam’ ı İslamlaştırma hamlesi için bir camii yapılması gündeme gelir. Yapılacak caminin en uygun arsasının bir bölümü Mısır’da yaşayan Yahudi birisine aitmiş.   Cami yapımı esnasında camiye bitişik arsası olan Yahudi arsasını satmak istemez. Mısır valisi Sa’d İbni Vakkas Yahudinin arzusu olmadan yeri elinden satın alarak cami yapımına başlar.  Vali arsayı zorla kamulaştırır ve bedelini adama gönderir. Yahudi bu duruma çok üzülür. Ne yapacağını çaresiz bir şekilde düşünürken Müslümanlardan bir zat yanına gelerek:
-Nedir senin bu halin? Neden hüzünlü ve üzgünsün diye sorar. Yahudi: -Bir evim vardı, başka da bir şeyim yoktu. Vali şimdi oraya cami yapıyor. Ben ise açıkta kaldım ne yapacağımı bilemiyorum der. Müslüman, Yahudiye, Doğru Medine'ye Müslümanların halifesi Hz. Ömer (r.a.)’in yanına git. Derdini ona anlat. O mutlaka senin derdine bir çare bulacaktır.
İslamiyet’in nasıl bir din olduğunu bile bilmeden Yahudi doğruca Medine'ye gider ve  halife Hz. Ömer (r.a.) nerede bulabilirim diye sorar. Yahudi tavsiye üzerine Medine’ye gelerek durumu Halifeye şikâyet eder. Hz. Ömer (r.a.)’e başından geçen olayı anlatır.  Hz. Ömer bir deri veya kemik parçasına bir şey yazarak bunu Valiye vermesini söyler. Hayal kırıklığına uğrayan adam bir şey çıkmayacağını düşünür, ama yine de Valiye gidip Hz. Ömer’in yazdığını uzatır. Vali çarpılmış gibi hemen Yahudinin arsasını iade eder. Camii yapımı orada durdurulur. Yahudinin evini eskisinden daha güzel bir şekilde yaparak kendisine teslim eder. Kendisini memnun etmek içinde bir miktar para yardımında bulunur. Bu duruma anlam veremeyen Yahudi ne olduğunu anlamaya çalışır ve kemiğin üzerinde ne yazdığını merak eder.
Mısır valisi Sa’d İbni Vakkas sebebini daha sonra Yahudiye şöyle izah eder:
İslâm’dan önce ben ve bugün halife olan Hz. Ömer İran taraflarına ticaret için gittik. Yanımıza 200 deve almıştık. İran’a vardık. Orada cirit oynayan gençleri seyrederken, birileri zorla elimizdeki develere el koydular. Çok kalabalık bir çete grubuydu, bir şey yapamadık. Elimizde para da kalmamıştı. Üzgün bir şekilde, geceleyeceğimiz bir eski han bulduk. Hanın sahibine de sıkıntımızı anlattık. Adam iyi biriydi. Bize yardım etti. Sonra gidip İran hükümdarı Nuşirevan durumumuzu anlattık. İran hükümdarı Nuşirevan develerimizi iade etti ve bize ayrı ayrı kapılardan yarın şehri terk etmemizi söyledi.
Ertesi gün şehrin iki kapısında vezir ve İran hükümdarı Nuşirevan’ ın büyük oğlunun asıldığını gördük. Meğer bunlar bir çete kurup gasp ve talan yapıyorlarmış.
İşte getirdiğin pusulada Hz. Ömer bana bunu hatırlatıyor ve diyor ki: “Bilesin ki, ben İran hükümdarı  Nuşirevan’ dan daha az adil değilim.”  Yahudi bu olay ve yaşadıklarından sonra İslamiyet’i seçerek Müslüman olur.
Son söz: Adalet kâinatın ruhudur ve adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.

"HZ. ÖMER’ in ADALET HİKÂYESİ" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
BU HABERE YORUM YAPILMAMIŞTIR
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
06-03-2026
Kenan KALAY
06-03-2026
Seyfullah YÜCEL
06-03-2026
Ramazan DOĞAN
06-03-2026
Umit KANCA
27-02-2026
Yavuz ÇİFÇİ