
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinize iyi haftalar diliyorum. Bu haftaki köşe yazımızın konusu “Evliliğin İptali ve Sebepleri” olacaktır. Evliliğin iptali, usulüne uygun yapılmamış ve kanunen geçersiz olan bir evliliğin mahkeme kararı ile tespit edilerek sona erdirilmesidir. Evliliğin iptali nedenleri kanunda açıkça sayılmıştır. Bu nedenle sayılı nedenler haricinde evliliğin iptali mümkün olmayacaktır. Evliliğin iptali ancak mahkeme kararıyla mümkündür. Mahkeme kararıyla iptal edilinceye dek batıl olan evlilik tüm hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam edecektir.
Türk Medeni Kanunu’nun 145 ve devamı maddelerinde sebepleri açıkça sayılmış olan evliliğin iptali davası bu sebeplerin olmadığı hallerde açılamamaktadır. Evliliğin mutlak butlanla sakat olması halleri kamu düzenindendir ve Türk Medeni Kanunu 145. maddesinde düzenlenmiştir. (1) Şayet eşlerden biri evlilik sırasında bir başkasıyla evli ise, önceki evlilik sonraki evliliğin mutlak iptal sebebini oluşturacaktır. Eğer ki bu sebebe dayanarak evliliğin iptali istenmişse ve dava henüz kesinleşmeden önceki evlilik sona ermişse ve ayrıca ikinci evlenmedeki eş ilk evlenmeyi bilmiyor ya da bilmesi beklenmiyorsa, iyi niyetliyse, sonraki evliliğin iptaline hükmedilemez.(2) Evliliğin geçerlilik koşullarından biri evlenenlerin ayırt etme gücüne sahip olmasıdır. Eğer eşlerden biri evlenme anında sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksunsa bu halde evlilik geçersiz olacaktır ve evliliğin iptali sebebi oluşacaktır.(3) Evliliğin geçerli olarak kurulmasının bir başka koşulu evlenen tarafların evlenmeye engel derecede akıl hastalığının bulunmamasıdır. (4) Türk Medeni Kanunu geçerli bir evliliğin kurulabilmesi için hısımlık derecelerinde bir sınırlama getirmiştir. Kanunun 129. Maddesine göre: “Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında; kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında; evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında.” evlenmek yasaktır. Şayet evlenmenin yasak olarak sayıldığı bu kişiler arasında evlilik kurulursa, evlenme mutlak butlan ile batıl, iptal edilebilir nitelikte olacaktır.
Nisbi butlan hallerinde evliliğin iptali sebepleri kamu düzeninden değildir. Bu sebepler kişiye özeldir ve evliliğin iptalini istemek eşin kendi isteğine bırakılmıştır. Eş dilerse evliliğin iptalini talep edebilir dilerse evlilik birliğini sürdürebilir.(1) Evlenme anında ayırt etme gücünden geçici olarak yoksunluk hali mevut ise evlilik iptal edilebilir niteliktedir. (2)Türk Medeni Kanunu 149. Maddesinde nisbi butlan hallerinden yanılma düzenlenmiştir. Kişi evlenmeyi hiç istemediği halde yanılarak bu evlenmeye razı olmuş olabilir. Veya kişi evlendiği şahısta bulunduğunu düşündüğü, bulunmasaydı o kişiyle evlenmeyeceği, bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse yine evliliğin iptalini talep edebilir.(3) Aldatma hali evliliğin iptalini gerektiren nisbi butlan sebeplerinden bir diğeridir. Eşlerden biri eşinin namus ve onuru hakkında aldatılmak suretiyle evlenmeye razı gelmiş olabilir. Eşlerden birinin evlendiği kişinin ve doğması muhtemel çocukların sağlığını ağır derecede tehlikeye atacak bir hastalığı bulunuyorsa ve bunu evlendiği kişiden gizlemişse bu durumda aldatma hali söz konusu olacaktır ve aldatılan eş bu sebebe dayanarak evliliğin iptalini dava edebilecektir. (4) Evlilik esnasında eşlerden birinin evlilik iradesi diğer eşin kendisini korkutması hasebiyle sakatlanmış olabilir. Bunun yanında korkutma kişinin veya yakınlarının hayatına, sağlığına, onuruna yönelik olmalıdır.