
Değerli Haymana Gazetesi okurları, bu haftaki köşe yazımızın konusu Medeni Kanunumuzda da yer alan “İsim veya Soyad Değişikliği” ile ilgili olan konuya değinmiş olacağım. İsim veya Soyadını değiştirmek isteyen vatandaşların nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili bilgileri sizlere yazımda bahsedeceğim.
İsim ve soyad değişikliğine ilişkin düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde yer almaktadır; haklı sebeplere dayanılarak hakimden isim değişikliğine gidilebileceği belirtilmiştir. İsim değişikliği davası açarak, kişi haklı sebepler sunma koşuluyla ismin değiştirilmesi, eklenmesi veya ikinci adının kaldırılması, soyadının değişmesini talep edebilecektir. İsim değişikliğine dair talepte bulunan kişi, talebini dayandırdığı nedenleri deliller ve belgelerle kanıtlamalıdır. Bu değişikli nüfus müdürlüğünde yapamazsınız.Günümüzde isim değişikliğine dair düzeltim, ekleme veya değişikliğe dair nüfus müdürlüğüne başvuru ile gerçekleşmemektedir, mutlaka mahkeme başvurusu halinde mümkündür.
Öncelikle davacının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun bir dava dilekçesi hazırlamalıdır. Dava dilekçesinin kanuna uygun olmaması halinde dava sürecinin uzaması veya dava dilekçesinin reddine neden olabilecektir. Ayrıca dava dilekçesinde davalı sıfatıyla Nüfus Müdürlüğü de eklenmelidir.Dava dilekçesinde isim değişikliğine dair talebin hangi haklı sebep ya da sebeplere dayandırıldığı belirtilmeli ve talebini kanıtlayan belge, tanık bilgisi dava dilekçesi ekinde sunulmalıdır. Dava dilekçesiyle birlikte mahkeme masraf ve harçları da ilgili mahkemenin veznesine yatırılması ile dava açılmış olacaktır.
18 yaş altı isim değişikliği için çocuğun ismini değiştirme adına açılacak davalarda, davayı çocuğun kendisi değil, velayet hakkına sahip veliler veya avukatı tarafından açılabilecektir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, çocuk veya bebeklerin isimlerinin değiştirmesinde önemli olan ismini bilen sosyal çevresinin olup olmadığı da dikkate alınmaktadır. Ancak 18 yaşından küçük olmayan ve idrak yaşında olan küçükler, anne ve babası isim ve soyad değişikliği davası açmadıkları takdirde kendilerinin dava açmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.
İsim değiştirmeye dair haklı sebep olma koşulu ilgili kanun maddesinde düzenlenmiştir. Haklı sebeplerin ise neler olduğuna dair herhangi bir ayrıntı kanun maddesinde yer almamaktadır. Ancak Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre isim veya soyadın değişikliğine dair haklı sebep sayılacak haller belirtilmiştir. Bunları sayacak olursak; kişisel sebepler yani İsminin gülünç olduğu, çevresi tarafından çok fazla dalga geçildiği sebebiyle değiştirilmesi talebinde bulunulabilir.Ailevi nedenlerle, Çocuk kendisine bakan ve öz olmayan ailenin soyadını almak adına dava açmada haklı sebep olarak gerekçe gösterebilmektedir. Ayrıca anne babanın boşanması halinde annenin velayet hakkını almış olduğu çocuğuna kendi soyadını vermek istediğinden soyadının değiştirilmesi talebiyle dava açabilmektedir.Kişinin din değiştirmesi nedeniyle isminin dini sebeple değiştirilmesi talebiyle dava açabilmektedir. Kişinin din değiştirmesi nedeniyle haklı sebep sunarak değiştirmiş olduğu dine göre bir isim kullanmak istediğini beyan ederek dava açabilir. Bu ve buna benzer örnekleri ayrıca sayabiliriz. Dava sonucu adında veya soyadında değişiklik meydana gelmesi halinde, nüfusa dair diğer bilgilerinde herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Kişi dava sonrasında aynı kimlik numarasına, medeni durumuna ve kütüğe sahip olacaktır. Yalnızca kişinin davada talep etmiş olduğu isim veya soyad değişikliği olacaktır.